Kanatlarında harp çıkarır arsızlığı meleklerin
Ve alnından öperek alır namusunu ısrarlı hecelerin
Giderek çoğalır etrafında kan gibi bir kalabalık
Keser atar esrarını kalır ortada omuzları apaçık
Uçurur bütün yaprakları, salınarak gelir gider
Hasret gibi uçsuz bucaksız bir çölde yapayalnızım,
Mevsimsiz bir dönencedeyim,
Gecem gündüzüm bir.
Yolum hep sapadır,
Bazen düşer yuvarlanır tekrar kalkarım.
İki iler bir geri
Kimisi kiminin parası kiminin duası derken
Kimileri de domuzdan kıl koparma hesabındaymış
Kimileri protestoyla ses duyururken
Kimileri de hem suçlu hem güçlü hakkını ararmış
Kimileri göz göre göre devlet diye aldanırken
Böyle değildi seni sevmek
Yani, fiilin yanına gelen isim sendin
Ama sevmek eyleminin amacı sen değildin
Bunu biraz geç fark ettim
Ya da kendime itiraf edemedim
Yalanlar uydurdum
Muştulanmış baharları getiren rüzgâr
Bu senin söz varlığın mı?
Tenimi, telimi, dilimi titreten
Ya da kuşatılmış ruhumu okşayan esrar
Bu bir sır olabilir mi?
Yine fikrime sızıyor elleriyle, ipek ötesi
Elime kalem olur, ruhumun ilham yelpazesi
Zihnimde ayak tıkırtısı, ulaşımsız kör ebesi
Serin sulara çeker, ışıksız gecede kuğu gösterisi
Çare bulmaz hiçbir yazarın kuramsal romanı
Hayat bir süreçtir noktalı, bitevi
Süzgeçtir, didişmedir; medeni ve iptidai,
Büyüklüğü arpa boyu kilometre taşları
Baktım, ne kadar az olmuş adım atmaya başlayalı
Saklanmış, hoyrat yüzümüz gizlidir yeraltınca




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!