Sen ki hürsün, özgürsün,
Büyüdükçe büyürsün…
Küçültemezler seni
Bir Allah’a şükürsün…
Nanköre tükürürsün,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




"Arş-ı ala" Allah'ı kainatı yarattıktan sonra üzerine kurulup kainatın içindekileri oradan idare ettiği eşi benzeri olmaya muhteşem tahtının ismidir ki, onu sekiz melek taşır.
"Kürsü", Allah'ın misilsiz tahtının önüne koyup üzerine ayaklarını bastığı şeyin ismidir ki, onun da azametinin eşi benzeri yoktur ve kainatı üzerinden komple ihata etmiştir.
"Ezel" ,başlangıcı olmayan zaman için kullanılır ki, ezeli ve ebedi olan sadece Allah'tır. Zira, bütün mahlukat sonradan yaratılmış ve Allah onları dilediği zaman yine yok edebilir.
"Şükür", teşekkür etmek demektir. Bu bir minnet ve şükran ifade etme eylemidir. Maddi bir varlık ve şahıs değildir.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta