Hoş görsen özrümü bırak
Çoşku dolu kuru bir dalda
Asılı kalsın sevdam
Beni şikayet edebilirsin
Yolun açık olsun
Sevdam hatrına
Sancılı özlemler doluşur göz pınarlarına
Ceylanın pınara inişinde görürüm ürkek bakışlarını
Ve bazen bir direniş de rastlarım sana
Birden ayak seslerim olursun
Barikatlarda benimle el ele
Yaz bahar eylül
Her daim biriz
Yar karanfil kokulu
Kokun sarıp sarmaladı
Yer yatağım mutlu
Başı dik karanfiller açtı
Bitmeyen günlerin birinde
Sana geleceğim
Begonvil kapılarını arala
Gök kubbe duysun aşkımızı
Yarını tadayım gülüşlerinde
Varlığına sığınsam ömrümce
Güllere baktım da renga renk açmış
Bu hayat ne güzelmiş seninle bildim
Ne çilelerim var ise unuttum
Aşkın ile akan sular duruldu
Yalan mı söylüyorum ne olur söyle
Çocuk gözlerini kapattı
Rahat bir dünyaya uçtu
Beyaz martıların kanatlarıyla
Artık ne tank sesleri
Nede ateş topları olacaktı
Minik elleri dayanamadı
Delik deşik darmadağın duygular
İçimde nice uzun yılların yılgınlığı
İçimdeki yara derin mi derin
Tutulurken bir fırtınaya
Toprağa düştü buğday tanesi
Dar vaktin içinde düşlerim vurulsada
Bu akşam efkarım hüznüm var
Anıları doldurdum ince belli bardağa
İçtikçe içiyorum en demlisin den
Dokun şu zamanın ayarına ah be çal kemancı
Kahır perdesini yırt şarkılar ruhuma saçılsın
Sen yürürken sol yamacıma
Gök kubbe selama durur
Ceylanlar bile kıskanır
Yürüyüşünü
Varlığın da kendimi kaybettim
Bir yıldız oldun yüreğimi aydınlatan
Gece gibi siyah saçlı
Nazlı nazlı bakıyordu
Gözleri siyah güzel bir kadın
Yorgun ve soğuktu nefesi
Suskun düşünceli korkuyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!