Kime ne anlatsan
Anlattıklarını anlayacaklar mı
O tuzağa düşersin sanırsan
Üzülmek baki kanarsan
Anlamak istedikleri şekil menfaatlerine göre
Çıkış bulmuşsun o azap köşelerinde
Oturuyorsun vaha gibi yerleşim yerinde
Çekmişler gözüne siyah perde
Arıyorsun bereketi şerde
Yakışmıyor bu tutum biliyorsun sende
Deva olmalısın derde
Bir balıkçı teknesinden atılmış denize ağa
Değecek mi yapacakları iş fırtınada bu yorgunluğa
Razı olacaklar çıkan balığa
Bilmiyor ki son nefesi olacak bu sigara
Girdikleri bu fırtına çıktı çetin ceviz
Bağladın keçi inadına
Bildiğini okuduğunda geldin nokta
Ön göremediğin sonu da yokta
Şaşırma geldiğinde başına
Sezgilerine güven dersin
Kandırmamak gerek gerçeklerden kendimizi
Uygulamak farz olur piçliğimizi
Kimseye anlatmamak gerek hikayemizi
Keser yoksa sesimizi
Kader bırakmıyor peşimizi
Engellemek için çabalar işimizi
Bir yaş daha büyüdün işte
Olgunlaşma diyorlar adına geçtiğin eşikte
Ne oldum değil ne olacağım demeyi bildiğinde
Dalında olgunlaşınca lezzet verir o meyve
Sayılı gün çabuk geçer
İzliyorum o gün batımını sessiz sedasız gözlerden yaş akarken
Bitmeyecek olan bu hayallerimden birini daha Karadeniz’in eşsiz sularına uğurlarken
Çaldığın viyolonsel ezgisini mırıldanıyorum içimden o ufuk çizgisine bakarken
O sert poyraz ürpertiyor sensizken
Bak görüyor musun kaç hayal daha batırdım bu suda ?
Benden yorum yapmamı istiyorsun
Diyeceğim tarafsızca yakının olarak
Harcamayayım dostluğumuzu yorum yaparak
Israrcıysan o zaman dinle kulağını açarak
Gönülden olunmaz ırak
Kekelerim bu sürgün hayatımda
Okuyorum yaşamı bir gün batımında
Satıyorum duygularımı çarşıda
Hissetmiyorum can pazarında
Sanki bekliyorum ahiret kapısında
O şehrin gün doğumunda
Tebrikler , anasından emdiği sütü burnundan getirmeyi başardın
Yaptıklarınla külliyen zarardın
Aç gözlülükten ihanet noktasına vardın
Haberin olsun kurtuluşun yok yandın
Deme biliyorum kandın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!