Göçmen bir ailenin ortanca oğluyum.Yuvacık/Kocaeli ilinde 68 kuşağının bir üyesi olarak doğdum. O yıllarda, Elazığ D.M.M.Akademisi İnşaat Mühendisliğinde okumaktaydım. O yıllarda üniversite öğrencilerinin karıştığı olaylar nedeniyle tutuklu olduğum ve işkence gördüğüm anlarda yazdığım duygularım 12 mart ve 12 eylül tarafından elimden alındığı için, o yıllara ait anılarım şu anda elimde bulunmamaktadır. Ancak kitaplarımın arasında sayfa sayfa şiirlerim çıkınca, bir arkadaşımın önerisi ile antoloji.com sitesinde yayınladım. Bu hem şiirlerimi bu vesile ile beni gün ışığına çıkardı.Şiirlerimin ve benim gün ışığına çıkmamı sağlayan dostlarıma içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Şair olma iddiasında değilim. Zaman zaman esrime halinde duygulanmakta ve o anda kelimeler dile dökülmektedir. O anların bir özlemi ve yansımasından başka bir şey olmadığı kanısındayım. Diğer şairler buna ilham gelme derler ama ben iddialı değilim.
İnşaat Mühendisliğinden atıldıktan sonra, Ankara.İ.T.İ.A Muğla İşletmecilik Ekonomi ve işletme,maliyet analizleri bölümü mezunuyum.SPK Lisanslı Gayrı Menkul Değerleme Uzmanı (Eksper) olarak Güney Marmara bölgesinde serbest çalışıyor ve Bursa'da yaşıyorum.merak edecekler için, isterlerse başkaca açıklamalar yaparım. Saygılarımla.
Eserleri
Halen yaşayan herhangi bir eserim bulunmamaktadır. Gazetecilik yıllarımın ve önceki dönem anılarım 12 mart ve 12 eylül tarafından yok edildiği için kalıcı bir eserim yoktur.Belki yeniden anılarımı yazmaya karar veririm.
İletişim
[email protected]
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




-
Gülsen Gönenç
-
Ayhan Uçar
-
Yıldız Demirel
Tüm YorumlarGenel olarak yorucu olmayan, akıcı bir üslup.... Bununla birlikte yazım kurallarına itina gösterilmesi gerekmekte.
Sevgili Dostum Haydi Kadınlar Adlı Şiirinizde,
Sizi Ezilen Erkekler Dünyasına Bu Kadar İhanet Etmeye Sevkeden Sebep Ne Merak Ediyorum? Yaptığınız Fiil, Erkeklik Kanunun 23. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Erkeklere Başkaldırı olup, silahla ve zorla anayasal düzeni bozmaya teşvik olup müeyyides ...
Gün ışığına çıkmış şiirlerine ışıklı okuyucular dilerim. :)) bahtları açık şansları bol olsun.