Doğanayım, gök yüzünde gözlerim yıldız
Yeryüzünde bedensizim, tenim topraksız
Bir çınar ki dalları gökte yapraksız
Her dalında kanatsız serçeler nedir
Gelecektim,
yorgundu ayaklarım,
demirden ayakkabılarım
ve kurşun gibi ağırdı yüreğim
gelemedim.
Akıl düşündüğüne kendi şaşar mı
Demek ki ,fikir veren, başka biri var
Akıl bir terzidir, ölçer ve biçer
Ölçüyü eline, verenlere bak
Geldi yine başa umulmadık haller
İzaha, yoruma ne gerek vardır
Sen sade içeni sarhoş sanırsın
Aşk ile kendinden geçenler vardır
Ara ara ömrüm geçti yolunda
Yeter artık saklandığın nedir bu zulüm
Tüm varlığımı harcadım senin yolunda
Meteliğe kurşun atsam ne olur
Bilmediğim, tanımadığım bir yoldan geçtim
Gösterdiler seni bana, kendimden geçtim
Yoruldum, elinden bir tas su içtim
Şimdi pınar pınar seni ararım
Ey canımın yarısı, kendini bilen, bilinmezim.
Söylenmezim, duyulmazım, görülmezim
Yine kalabalıklar içindeyim,
Ne bensiz kalıyor sokaklar, ne aklım sensiz
Sevdiğim
Gönlümün şifresi mavidir bu gün
Gözlerinle girmeyi dene sevdiğim
İçinde yangını söndü sönecek
Usulca üflemeyi dene sevdiğim
Evleri gezdim gördüm, her birinde üç oda
Bir odası kocaman, üç oda kadar ya da
Kimi zaman iki kişi, üç katta birden yaşar
Bütün odalar boştur, akıl kendine şaşar
Sanma ki Ali emmim görmüyor beni
Herkesten daha iyi anlarım seni
Gözlerinin derinliği, kör eder beni
Anlatayım seni de, dinle Tülay’ım
“Kızım” sesi yokluğunda, sarıldı gecelere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!