Ansızın gelirim, eceldir adım
Herkesi inletir, zehirdir tadım
Hiçbir nefis bundan, gayrı değildir
Kimseden bekleme, bu yolda yardım
Kadın, erkek, yaşlı, çocuk fark etmez
Asyanın göbeğinden, Anadolu bağrına
Müslüman Türk dendi mi, gider kimin ağrına
Yarın olsa bir savaş, çalsam tâdât borusu
Yüz milyon yiğit gelir, benim kutsal çağrıma
Beş kıt’a dan üçünü, kendine yaptın vatan
Ben üşümem rüzgarda, fırtınada, boranda
Ses getirir yumruğum, zâlimlere vuranda
Seyret beni şölen günü, seller gibi coşarım
Elazığda çayda çıra, Trabzonda horanda
Konyada Mevlânayım, Sivasta çelik-demir
BEN YANDIM, SEN YANMA!
Bütünü görmeye, bakın geriden
Öteler uzaktır, elbet beriden
Ölüden korkulmaz, korkun diriden
Üç Ayların incisi, değerlendir beratı
Kur'anı ihmal etme, fazlalaştır kıraatı
Sadaka ve zikirler, artmalı bu günlerde
Ancak böyle geçersin, kolaylıkla sıratı
BERZÂHA HAZIRLIK
Mahşerden öncesi, mezar son durak
Koyarlar içine, örterler toprak
Ölüler meskeni, oynamaz yaprak
BEŞ BENZEMEZ
Bir elde beş parmak, beşi de farklı
İnsanlarda öyle, değişik ırklı
Kimi batılıdır, kimisi şarklı
Bütün bu hallerde, vardır bir hikmet
BEŞ DUYU VE ORGANLAR
Gözün gibi bak! Klişe sözdür
Beş duyu içinde, önemli gözdür
Kabuğun görevi, özü korumak
Değerli olanı, elbette özdür
BEŞER ŞAŞAR
Hayat tecrübedir, yapmalı gözlem
Tehlike geliyor, gerekli önlem
Yetmişinci bahara, kaldı birkaç ayımız
Bakarım akranlara, eksiliyor sayımız
Hırs ve tamah gerekssiz, hepsi burda kalacak
Mezarlıkta olacak, iki metre payımız
Hırs gayreti getirir, bilmeli ölçüsünü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!