ŞİİR İŞÇİSİ
ŞİİR SEVDALISI
Gururla göndere çekilir bayrak;
Yıldıza ruh veren şanlı hilaldir…
Her gece ardından sökülen şafak;
Ananın ak sütü kadar helaldir…
Canından sökülsün can telaşları;
Titresin şen-şakrak dudağın şimdi;
Yaşlara bulansın yanağın şimdi;
Yıkılsın başına konağın şimdi;
Hoşçakal ey kara’m benden bu kadar…
Artık söyleyecek sözüm kalmadı;
Bir mumun gözyaşıyla gülerken alevlerin;
Serenat’ı başlarmış hicran denen devlerin…
Sonrasında yüklenir sabrına her basamak;
Ardından nefes nefes gelirken yalınayak…
O bildik şarkıların hiç dinmeyen yaşları;
Bu kadar uğraşma mal, mülk, para, pul;
Gündüzler oyunbaz, gece hergele;
“Daha dün” diyerek başlar sözlerin;
Bir varmış bir yokmuş bütün mesele…
Yüzlerde yorgunluk sözlerde telaş;
Eyvallah de, geçen güne ah ekle;
Yetti demek hangi yara fermanı…
Ne vakit demeden sabırla bekle;
Tasalanma, dert çağırır dermanı…
Talan olsa bülbülüne yardır bağ;
Ya hançeri çeker ya kurşun sıkar;
Canımdan can alır sözlerin senin;
Nereye bakarsam karşıma çıkar;
Sevdanın öznesi gözlerin senin…
Bazen gül verendir bazen gül deren;
Kaç bahar tüketti kaç yaz bitirdi;
Alnımda bahtımın karası gönül…
Kimseye sormadan neden kanıyor;
Gözümde tütenin yarası gönül…
Diklendim hayata, hiç şaka değil;
Kâğıtlarım silerken kalemin gözyaşını;
Mendilimde nedensiz akıl almaz susuzluk…
Hecelerim kaldırsın şiirin naaş’ını…
Biterken gözlerimde çıldıran uykusuzluk…
Mutluluktan ziyade efkâr dolu diyarım;
Çekmeyi bana sor yıllardan beri;
Sanki kemiğimden eti ayırdın…
Ey gönül şehrimde yaşayan peri;
Ne ben gelebildim ne sen çağırdın…
Yumdun gözlerini güneşim battı;
Bir yanım dert içinde bir yanım derman arar;
Halimi sorma dostum, anlatsam eğlenirsin…
Kaşları el tetikte kirpikler emir bekler;
Hançer takan gözleri ne dese beğenirsin…
Gam yüküne sırrımı yudum yudum yüklerken;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!