1
Sonsuzluk ve kaçış, kaçış ve sonsuzluk.
İkisinin yeri akrepte bir kuyruk.
Bir buluşma yeri, yeryüzü ve zehir:
O, en kötüsü; bir uyduruk...
O küçük camda ne arıyorsun
sarı gacı taş bebiş masum;
kapıcının,
cıvıl cıvıl şen kızı
-bir yağmur ikindisi.
Gülünce; güldü, cevap verdi..
'Küçük Şeyler'ini
de unutmadım şükür buna rağmen,
Üstün Dökmen'in.
Eften püften
saçma sebepleri hayatın
ya da küçük fırsatlar
1. “DURMUŞ KOÇKAYA”, “BAY WALTER” KARŞI KARŞIYA
İkisi ip çekme yarışında, Durmuş Koçkaya v.s. bay Walter.
Şimdilik dengeleyen güneş, çekimi ile basınç kuvvetini.
Kim kaybedecek?
Sabitken Durmuş, ama boynuzları soy ad secere ağacından
i will never tell my sins
in a dose box,
like that red english telephone cell of church on the streets
cos i use that unit
for my love time travels:
if so, this is my violated confessions onli.
Hızlı ve ama kararlıca,
gürültüsüz
karıştırmaya çalıştığın şu çay
bile anlatıyor,
Güven Park'ın oralardaki,
çarçabuk çevresinden geçen insanlarla dolu olan
Parmak parmak..
el pençe
ama divan yukarda! yıldızlar.
Beşik,
digitürk
ve Memedali
Açıklamalar:
Siren:
sirenler muse'lara meydan okuyan nympha'lardı.başarılı müzisyenlerdi ancak yarışmada kaybettiler.sicilya adasına hapsedildiler.ulysses ve adamları dışında onları dinleyen herkes herşeyi unutuır ve açlıktan ölmüştür. ulysses eve dönerken sirenlerin olduğu adanın yakınından geçerken kendini geminin direğine bağlatmış, mürettebatın kulaklarını da balmumu ile tıkatmıştır. güzel sesli orfe de aynı anda yüksek sesle şarkı söylediğinden zarar görmeksizin oradan geçebildiler.
rahatsız huzursuz, aşırı sembolik ama garip şekilde hayat fragmanlarıyla analoji kurdurucu, mutluluk verici şarkı.
Pusuşlar,
kıkırdayan eklem yerleri,
nefret akordeonu
bir de körüklü otobüse
binmiş, çalıyor da çalıyor:
boğum boğum körükler,
Who knows
What a man does When he finds his first reel again by chance...
Repeat, you repeat white sheet! but proton halflife, thirty six; they’ve made me know now..
I cannot define thy gain, lives cheat on us.
Never have learned to playa chess, that chessboard but i memorized. *
That's meaningless, this kind of rain;




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...