Uşak’ta bir haşhaş tarlasında açtı gözlerini dünyaya Akif Uğur. İlkokulu okuyabilmek için Bekdemir’le Omurca arasında dağda, kırda, bayırda, karda, yağmurda, çamurda her gün tek başına üç saat yürümek zorunda kaldı. Uzaklarda nelerin olup bittiğini öğrenmek istediğinden çaldı şehrin kapısını. Bazı şeyleri öğrendiğine dair bir kağıt tutuşturdular eline, kenarları yaldızlı. Ailesine verdiği sözü tutup, ilim irfan öğren-meye geldi İstanbul’a. Orada da bir kağıt verdiler eline, yine kenarları yaldızlı, ilim irfan adına. Bu belgeleri alıncaya dek yapmadığı iş kalmadı rızk uğruna.
Hayatta en önemli şey sağlık. Bir zaman Cerrahpaşa Hastanesi’nde geçti yıllar. Biyokimya, Mikrobiyoloji derken Hormonlar. Şimdilerde özel olarak yine insanların sağlığı için var gücüyle çalışıyor. Diğer zamanlarda; yerel dostlarıyla söyleşiye, genç dostlarıyla Türk Sanat Müziği’ne, gönül dostlarıyla şiire, kadim dostu “ben” le öykü ve romana hayat verme çabasında.
(Kaynak: Adı Kardelen Olsun - Akif Uğur - Mart 2005)
Eserleri
Adı Kardelen Olsun (roman-aşk hikayesi) ,Frezyalar solmasın (Şiir TSM notalı besteleri)
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!