Ahmet Tarık ALKAN, 27 Nisan 1996 tarihinde Erzurum’da doğmuştur. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Atatürk Üniversitesi Vakıf Okulları’nda tamamlamıştır.
Lisans eğitimini Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesinde tamamlayan ALKAN, akademik çalışmalarına aynı üniversitede devam ederek yüksek lisans ve doktora derecelerini almıştır.
Akademik kariyerini Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde sürdüren ALKAN, profesör unvanıyla görev yapmakta olup, aynı zamanda edebiyat alanındaki çalışmalarıyla tanınan bir şairdir.
Canım Peygamberim
Canım peygamberim
Ben göremedim seni
Ama kitaplardan okudum
Cesaretini, cömertliğini, Allah sevgini
Deprem olur ülkenin 11 ilinde.
Feryat figan duyulur tüm ülkede.
Yakalar insanı 04.17'de yatakta.
Acılar katlanır, 13.24 yurt inlemekte.
Fetih: Sessiz Bir Doğuş
Bir sabah değildi, içimde doğdu
Gece diz çöktükçe nur gibi doldu
Taş sustu, kalbim konuşur oldu
İstanbul ruhuma kapı araladı
GASSAL
Sessizliğin gölgesinde yürür bir adım,
Ne gündüz bilir onu, ne de akşamın ışığı.
Bir kefen dokur zamana, ince ince
Ve her dikişiyle bir sır gizlenir usulca.
Göklerden Gelen Kutla: Büyük Selçuklu
Tarihin tozlu yollarında bir sancak yükselir,
Oğuz’un yüreğinde ateş, dağlara kök salan bir emir.
Tuğrul’la başlar yüce bir rüya, Alparslan’la şahlanır,
Malazgirt’te doğan güneş, Anadolu’ya can katar.
Hilalin Gölgesinde
Tuna’dan dökülen serin sularla,
Bir çağ başlatırdı kudretli ala.
Yedi iklim dört bucak titrerdi,
Adı geçince Osmanlı padişahla.
İstanbul’un Fethi
Yedi tepe üstüne doğmuştu güneş,
Çağrıyordu kalbinde bir kudret, bir eş.
"İstanbul fetholunacaktır!" der,
Hadîs-i şerifle yanardı her nefer.
On Altı Devlet, Bir Millet
Tarihin özüdür Türk'ün adı,
Asırlar boyu taşır irfan tadı.
Göklerde yankı olur her sedası,
On altı devlette var nişanı, aslı.
Sultanların Gölgesinde – Anadolu Selçuklu
Taçlar giyildi Konya’da bir gün,
Kubbeler yükseldi, taşa can üflendi.
Bozkırın bağrında bir destan büyürken,
Hilal bayrağında güneş beslendi.
Tarık’ın Yaktığı Gemiler
Tutardı semâdan inen bir kader soluğunu,
Ufuklara mühürlerdi zamanın yolunu.
Ne korku, ne şüphe sarsardı iman dolunu,
Gemiler yanarken yaktı içinde donuğunu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!