bahar gelmiş tüm çiçekler açıyor
pınarlardan soğuk sular akıyor
hasret dolu gözler yola bakıyor
ayrılık ateşi yürek yakıyor
bir sevda ki sızdı sessizce
kalbimin derinine
döndü bir anda gönlümün
vazgeçilmez gülüne
kaptırdım kendimi aşkının seline
sürüklendim gidiyorum
henüz bir tomurcuk daha açmamış
etrafına güzel koku saçmamış
bülbüller dalına konup ötmemiş
bir tomurcuk daha henüz açmamış
mevsimi gelmeden kışa tutulmuş
ay aydınlık şavkı vurmuş
papatyalar ağlaşıyor
bir köşede gonca bir gül
dertli dertli iniliyor
sanki dolu vurmuş gibi
sanki ayaz yemiş gibi
bir varmış bir yokmuş var övünmüş yok yerinmiş
deryalar uçsuz bucaksız hemde çok derinmiş
yaylalar yüksek çokta serinmiş
mehtap gök yüzünde yıldızlar uzakta muhteşemmiş
köz küllenmiş tarla ekilmiş ürün toplanmış hasat yapılmış
uzaklara bakılmış dalınmış dalğınlaşılmış
şu feleğin çile dolu çarkını
çevirip tersine döndüremedim
yüreğimde yanan hasret odunu
uğraştım uğraştım söndüremedim
çok çileler çektim acılar gördüm
gurbet elde geldi geçti
türlü türlü derde düştü
sensizlik kefeni biçti
çilelerle geçti ömrüm
bahar bilmem kış yaşadım
akşamdan akşama bir garip bülbül
öter viran olmuş gönül bahçemde
dertle dolu yürek tutuşur yanar
ayrılık hasreti dertli başımda
bilmez yaz baharı kırı çiçeği
giymiş kırmızıyı üstünde yelek
gülmüş yüzüne bahtına felek
bakınca cemaline sanki bir melek
ahu gözlü güzel çok güzel
çıkmış avluya salınır gezer
ahu ceylan gözlü biricik yarim
gurbette perişan çok kötü halim
haykırmak istiyom dönmüyor dilim
içime akıyor gözdeki yaşım
sevdan susadığım pınarım oldu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!