kalk gidelim gönül bahar geldi bak
yolların karları eriyip aktı
engel olmaz artık o yüce dağlar
kalk gidelim gönül bahar geldi bak
bekliyor sılada sürmeli nazlı
kalmadı takatım bitti dermanım
aşkta vurgun yemek oldu fermanım
bilmem dayanmaya yeter mi sabrım
terk eyledi beni o nazlı yarim
görmediğim anlar hüzün dolardım
temmuz sıcağında kan ter içinde
üşüyorum titriyorum sevdiğim
alev alev ateşlerin içinde
üşüyorum donuyorum sevdiğim
saramadım seni yaram kanıyor
kara kaşlı karanfil kokulu
kalbimin kapısının kilidi
kafanı kalbini karamsarlıklar
kaplamışcasına kederlisin
kaderine küsmüşcesine kötümsersin
gadan alam gadan alam
yiğit gardaş gadan alam
kahrolası karlı dağlar
acımadan canın alan
tipisiyle titretiyor
nidayı namedir nadide sevginde
seherlerde avaz avaz yüreğim
gerçeğimde yad ellerde ayrılık dolu hasretsin
kavuşmayadır dualarla dileğim
gelmiyor gelemiyorsan seslen ses ver yeter
öyle bir güzeli gördü ki gözüm
o an yüreğimden dağıldı hüzün
güzel çok nurludur senin o yüzün
belli ki tertemiz yüreğin özün
kainatı gönül gözün görmezse
sırrına eremezsin varlığın
tanımazsan aslanını Allahın
kim olduğun bilemezsin alinin
ümmetlere rahmet olan habibin
kırdın belimi kırdın
yakıp ciğerimi yürekten vurdun
hesapsız sınırsız sevdamın kızı
karanlık gecelerimin seher yıldızı
neden ansızın çekip gittin
beni böyle tek başıma bırakıpta
kırma kanadını bülbülün avcı
güle sevdasından başka bir suçu
varmı ki bükersin boynunu gülün
kırıp kanadını sen o bülbülün
merhamet vicdanın yokmudur senin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!