Ahmet Kemal Şiirleri - Şair Ahmet Kemal

Ahmet Kemal

Gökyüzü oynaya oynaya geldi

Senin meclisine senin sohbetine geldi



Devamını Oku
Ahmet Kemal

Belki sıram gelmişti
Bir gün bende öleceğim

Ama ölüm ne demek
Çocukken biliyordum

Devamını Oku
Ahmet Kemal

SEN KENDİNİ BİLİREN SULTAN OLURSUN

Sen kendini bilirsen sultan olursun
Söz olacak Allah’la insan arasında
O zaman ne zaman olacak
Ölüm bekler durur beni orda

Devamını Oku
Ahmet Kemal

TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE HUKUKUN RAFA KALDIRILMASI

Yozlaşma ne zaman başladı. Bu bilinmiyor. Belki ta çok eskilerde. Necip Fazıla göre kanuni dönemine kadar uzanıyor. Yükseliş döneminin zirvesinde başlıyor çürüme.
Rahmetli Necip Fazıl hatırladığım kadarıyla çürümeyi ilmiye sınıfından başlatıyor ve onun da müsebbibi olarak Kanuni’nin ilmiye sınıfının serbest seçimine müdahale edip atamaya bağlamasına dayandırıyor. Evet, o güne dek yönetici erkten bağımsız kendi içinde hiyerarşik sistemde seçimle yönetilen ilmiye sınıfı Kanuni’nin müdahalesiyle atanarak yönetiliyor.
O güne dek yönetici erkten bağımsız yaşayan ilmiye sınıfı yönetici erke bağlanarak hukukun üstünlüğü anlayışı yerine yönetici erkin üstünlüğü anlayışına yöneliyor. İşte ne oluyorsa ondan sonra oluyor. Hukuk altüst oluyor, güç hâkim oluyor. Piramit tepe taklak ediliyor. Keyfi yönetim ondan sonra başlıyor. Hakkı hukukum üstünlüğü anlayışı tek ediliyor, kuvvetin iktidarı başlıyor ve zülüm adım adım hâkim olmaya giderek mutlak hükümranlığını ilan etmeye başlıyor. Ediyor da.
Bugün ilmiye sınıfının yönetici erkten bağımsız görünmesine bakıp özgür olduğunu sananlar aldanmakta, onların daha güçlü gördükleri odakların emrine amade köleler olduğunu anlamamaktadırlar. Onun içindir ki ilmiye sınıfı darbelere her hal-u karda destek vermektedir. Ancak bu sınıf gücün yer değiştirdiğini gördüğü yer ve zamanlarda yine gücün yanında hatta emrinde yer almakta, bu durumlarda onların darbeye karşı olduğunu sananlar yine aldanmaktadırlar.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Eğitim Üzerine Yazılar

EĞİTİMDE YENİ ANLAYIŞ

Eğitim sistemi anayasal hak olarak milletin emrindedir. Devletin zorunlu görevleri arasında sayılmış, her bireyin eğitim alma hakkı anayasaya girmiştir. Ancak bu görev genç nüfusu 10 milyonların üstünde olan bir ülke için oldukça maliyetlidir. Binlerce bina, milyonları aşan öğretmen kadrosu ve sair masraflar bütçenin gelirlerini zorlamakta, bilimsel araştırmalara ödenek ayrılamamakta, bilgi çağı yakalanamamaktadır.
Bu sorunu çözmek için hem günümüz dünyasında, hem de geçmişteki örneklere bakaran bir çalışma yapabiliriz. Bu sorunu ABD nasıl çözmüş, Avrupa nasıl çözmüş. OSMANLI nasıl çömüş, Selçuklu nasıl çözmüş. Bu alanda saha çalışmalarına çıkacak uzmanlara ihtiyaç var. Hemen söyleyelim bugün batı ve ABD toplumsal sorunları çözmede Osmanlının vakıf anlayışını araştırmakta, oradan elde ettikleri bulguları günümüze uyarlayarak eğitim dahil olmak üzere toplumsal sorunları halletme çareleri aramaktadır. Artan sorunların çözümünde devlet maliyesinin yetersiz kalması, gönüllü vakıf sisteminden istifadeye başvurulmaktadır.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

24.08.13 Cumartesi



Bu gün yeni evime yerleşebildim. Ah bu taşınma belası ne büyük yorgunluk. Geçen hafta kızımın düğününü yaptık, bu hafta taşındık. Daha evimde bir gece kalamadım. Annemdeyim. Dün gece eşimle oğlum ilk defa kaldı. Ben gündüzleri eksikleri tamamlamaya çalışıyorum Hatun günlerce temizlik yapıyor, bir yandan yerleştiriyor, bir yandan bana kızıyor.
Müstakil ev benim hayalim. Sonunda hayallerime kavuştum. Şimdilik bahçeye hiç el vuramıyorum. Apartmanda gibi yaşıyorum. Sular idaresi loğarı yeni bağladı. O sırada arılar saldırdı yarım bırakıp kaçtılar. Sen tamamlarsın dediler. Bir de numarayı sordular ben de kuzu kuzu söyledim. Faturaya yansıtacaklarmış. Tam bir soygun şu ana kadar 1200 lirayı geçti masrafım hala da daha faturaya yansıtmaktan bahsediyorlar. Hatun bana kızıyor sen onlara üstelemiyorsun diye. Kimse işini tam yapmıyor, paraya gelince dünyayı istiyorlar.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

UFKUMUZA DOĞAN GÜNEŞ-NECİP FAZIL


1

Anı

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Şiir Okuruna Notlar:

3


Şairliğim bir tesadüf sonucu. Ama yaşadığım o onulmaz aşk, ulaşılmaz karasevda, şifasız hastalık bunca şiirin yazılmasına neden oldu. Aslında bu imkansız aşk benim şiir kapımı açan en önemli olaydı. İyi ki başıma gelmiş. ‘Alevden Güller’i bu acıyla yazdım. O günlerde Baudlaire’in şer çiçeklerini okuyordum. Onun etkisi herhalde böyle düzenli mısralar doğdu. Sevgilerin kedisi Baudlaire etkisi altındadır.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

KIYAMET

Dünyanın son gongu çaldı
Tarihin seyrini değiştiren olaylar
Sıralanıyor art arda
İnsan yalnız kaldı burda

Devamını Oku
Ahmet Kemal

HALİT PAŞA
Bu yazıyı yazmak düşüncesi nereden doğdu. Bir gazetede müstear adla yazan arkadaşım Yahya Kaptan’dan bahsetti. Onun kurtuluş savaşında olan katkısının fazla bir yer tutmadığını, aslında basit bir çeteci olup daha zafer kazanılınca sırf inkılapçıların tetikçiliği yaptığı için el üstünde tutulup kahramanlaştırıldığını, Keşanlı Ali gibi belki de ondan daha beleşçesine’ sahte kahramanlar’ kervanına katıldığını, kim bilir kimin eliyle ne Kocaeli ’ye, ne de Kocaelililere bir katkısının olduğunu Kocaeli’nin kurtuluşunda da bir olumlu bir etkisinin bulunmadığını bu sayede öğrenmiş oldum. Aslen Siirtli olan Adnan beyin bu hassasiyeti beni de bu konuda düşünme ye ve araştırmaya sevk etti.
Kim bilir kimin eliyle bu yakın zamanlarda adı öne çıkarılmış İzmit’te bir semte onun adı verilmiş hatta semtin girişine belediye marifetiyle heykeli dikilmiş yeni nesillere bir sahte kahraman miti armağan edilmiştir. Hatta birkaç liseye onun adı verilerek eğitime katkısı planlanmıştır. Şimdi düşünüyorum da bütün birdenbire ortaya çıkan bu sevginin nereden kaynaklandığını devrimci güruhun bu tazelenen aşkına bir anlam veremiyoruz. Herhalde 28 Şubat’ın kentimize bir öpücüğü saymamız gerekecek bu eylemi.
Gelelim Halit Paşa ‘ya. O da yazar arkadaşın himmetiyle geldi gündeme. Sizin başka ve gerçek bir kahramanınız yok mu diye. Olmaz mı dedim Halit Paşa var, Kara Fatma var. Zobu var. Hah dedi şöyle sen şu Halit paşa konusun bir araştırıver. Olur dedim ama bana gerek yok sen de Google’dan bir şeye ulaşabilirsin.
Dedi ama ikna olmadım. Ben de araştırmaya başladım. Ortaya koskoca bir tablo çıktı ki orada sahte kahramanlara hele hele şişirilmiş sahte kahraman miti Yahya Kaptan’lar hiç mi hiç yer yok.

Devamını Oku