Dönmez artık geceye esir düşler...
En güzel yerinde kopuyorsa hayaller..
Şimdi nasıl avuturum zifiri karanlığı...
Alt yazılı filim gibi karıncalanıyor düşler..
Eski bir filim rulosu gibi dalgalı hayat...
De bana ben mi terk ediyorum ruhumu..
Gafletin demine girmeden bilen
Yüreğiyle ağlayan özüyle gülen
Hızır gibi anında imdada gelen
Semsi Tebrizi gibi dostun olsu
İlk bahar güneşi gibi gülen
Sana yine elveda Mekke...
Kavuşmak gibi ayrılığa da Elhamdülillah..
Sen sevirin kokusunu
Sakla ümmeti Muhammed için.
Bir arada olmasakta...
Ruhumda aklımda sol...
Hayy'dan gelmiş hu'ya biçare
Gelmişi geçmişi dönerken mizane
Aklımda ne dün ne bugün ne yarın
Belli belirsiz bir gümane yürümekte
Batan güneş teselli ise
Hayy-ı Kayyuma giden yoldayım
Akıl almaz gizemli bir haldayim
Bir çift ela gözde sırı perdeyim
Ruhuma yazgısın bil gizli gizli
Dünyada sendin benim kaderim
Hayalin uçuşuyor rengarenk
Mavisi sarısı kızılı moru
Son baharda savrulan gazel misali
Karlar altında nevbaharım benim.
Bir bir arınırken tende hayaller
İbadetim ruhi niyetimdir tevazu dergahın yetim.
Dost bul ki gönül nazarında yolu yolsuz olmasın...
Tufana uğramış alemi dergahın kibir dağları yücelmekte..
Yetiş ya RAHMAN tevazu toprağın yetim..
Kime açsam sırımı cevri zulmünden ahu zar eyler
Nem yüklü bulutlar sarmış yüce dağları vefa adına ah eyler
Bunca gam her dem ciğer sızıma imdat
Gönülden vuslata mühlet eyler
Hain sistem olmuşsa başa taç
Bütün insanlık Kelime-i
Tevhide muhtaç.
Tesbih ehli merak etme sen
Gün batımı dayanmışsa kızıla
Gözümden
Gönlümden
Ömrümden
Geçip gidiyorsun
Ağırlığı belli olmayan
Yalan dünya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!