Sıla için vardım Orta ilçeme,
Kanlıca’da geçen güne ağladım.
Hasret kaldım anam babam evime
Yaktı yüreğimi düştüm ağladım.
Can Pınar kurumuş suyu akmıyor
Eserdi hep yanında, ılık hava,
Anam olmasaydı, donardı yuva,
Dinmez dertlerime, olurdu deva,
Canım dedim, ANAM geldi aklıma,
Yetişti evlatlar, yollar ıradı,
Tarla köy arası, mekik dokurduk
Tüp gaz şeker yağ, kuyruk olurduk
Kerpiçten evimiz, mutlu uyurduk
Yaylaya çıkmayı, unutmadım ben !..
İşlerimiz pek çok, hayvan güderdik
Cemperi başında, Çangırı kızı
Yakmış bir cuvara, atmış yazma’yı
Abari der kaçar, çekilmez nazı
Çangırı şivesi, bizim dilimiz...
Avlu’da dolaşır, elinde bakraç
Çankırı ilimizde, beşbin senedir
Andırır kayalar, doğal elması
Devasa oyuklar, katmerli sedir
Dağ tepe altında, tuz mağarası ..
Temsilen yirmi dört oğuz boyunu
Yirmi iki yaren kurar oyunu
Ağalar başrolde bilirler bunu
Çankırı Yarenlik geleneğinde ..
Rehber edinmişler Kuran-ı hak yol
Seksen bir il, hangisini sayayım?
El vermez ki gücüm, nasıl gezeyim ?
Yetersiz kalemim, yazıp çizelim?
Değişmem dünyaya, seni Türkiye'm!
İstanbul tarihim, aşkım'dır benim
Doktorlar toplandı, baktı rapora
Gönlüm düşüverdi, çetin bir zora
Prostatta başlayan, acı bir yara
Mideye, kemiğe sıçradı gitti..
Sanki bir yangındır, göğsümde tüter
Dikilmiş köylere koca binalar
Eski hallerinden bir iz kalmamış
Ne amca ne dayı çoğu akranlar
Göçmüş Ana baba gelemem köyüm ...
Kanlıca ortanın görünen yüzü
..Şiir'ime yine hasret, yine özlem düştü..
........ GÖRMÜŞ BİRİYİM.......
Genç yaşımda düştüm gurbet eline
Geçmişine bağlı köylü biriyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!