Sana yürümeyi öğrettim, benden uzaklaştın,
Yüzümüzü unuttun, uzaklar ile kucaklaştın,
Gayrı gam, nem oldun, gözümüze bulaştın,
Bir sesine razıyız, o da nasip olur mu? Ah oğul..!
Soğuk mu gelir artık, anaciginin kucağı,
Azı aş, çoğu dert pişirir babanın ocağı,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Buruk bir şiir okudum.
Ne idik ne olduk dedirtti güzel ve düşündürücü şiiriniz.
Emeğine yüreğine sağlık üstadım.
Saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta