Ah kalbim,
İçimde susmayan bir gece var;
Dağ başı kadar ağır,
Zindan kapısı kadar kara...
Yıldızlar bile turna sürüsü gibi omzuma konup sönüyor sanki.
Bu yorgunluğum yılların işi değil,
Yaraya dönmüş umudumun yüküdür.
Giderek suskunluğu ezberliyor yürüdüğüm yollar;
Ben her virajda biraz daha yurdumdan sürülür gibi
Kendimden uzaklaşıyorum.
Filiz vermeye mecalim yok artık,
Toprak tutmaya da...
Kavruk bir dal gibi rüzgarın önüne eğilmişim;
Bir taşın sabrını gözledim,
Bir de kırılmayı.
Ne zor şeymiş şu yaşamak!
Bir avuç umudu avuçların kanaya kanaya taşımak...
Bir yanım göğe emanetimdir,
Bir yanım toprağa.
İkisi de beni çağırıyor;
Ben ikisinin arasında kökü kesilmiş bir çınar ağacının sessizliğiyim.
Yaşayamıyorum...
Yaşamak uğruna hep kendi ardımda kalıyorum.
Kayıt Tarihi : 7.11.2026 21:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!