Her sese cevap verdim / Sana gelince düğüm oldu sözcükler / Sandım ki aşk / Dinlemekmiş sevgilinin dudaklarında dökülen sözleri / Yanılmak da güzelmiş / Seni tanımak da / Bir zamanlar onu çok sevmiştim / Artık sevmiyorum / O da beni sevmişti / Alışkanlıktan sesini özlüyorum kimi zaman / Bana platoyu anlatmıştı / Bir nehir gibi konuşuyordu: / “İstanbul en alçak platodur,” demişti/ Şu ağlayan nehir olmasaydı / Çoktan unutmuş olurdum sözlerini / Ah, şu nehir yüreğimi ona sürüklüyor / Alçak platoyu yaran nehir... / Sızlıyor içim/ Ağlayan nehrin kıyısında balıkçılar / Oturdum biraz / Turnaları özlüyorum / Yağmur yağıyor / Topraksız şehrin yağmurunda ıslanıyor kalbim / Pişmanlık dokunuyor ellerime / Güneşsizim / Üşüyorum.../ Yıldızlar ve Ay dargın bana / Ve üstelik ben de kendime kırgınım / Bulutları neden tutamadım? / Tutsaydım, onunla gölgesinde otursaydım/ Peki ya Ay? / Ona ne demeli? / Güzel bir bulutun yerine koymamış mıydım? / Penceremde durmadıysa ne gelir elden...
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta