Ağırlık Şiiri - Tozan Alkan

Tozan Alkan
4

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Ağırlık

yıllar var ki yün ören
kadınlar kadar geçmişim kendimden
parkeleri küflenmiş bir evin
uçuruma açılan koridorlarında
nefesimi tuta tuta ölüyorum
vaktin ağrılarını içime çekerek

bağışlanmak için çok geç,
bağışlamak içinse erken
iki bayram arasında hayatla yüzleşilmez
kendime sakladığım her masum söz
beni yaralar ilk, yani hiç kimse
daha gerçek değil gölgesinden

bundan böyle hiçliğin hükmü sürecek
neyi anlamaya çalışsam anlamsız
yağmur kirpiktir, deniz kara, çocuk kum saati
bir yerlerde taze bir sabah var
günaydın iyi kuşlar,
gidip o sabahı beklemem gerek.

Tozan Alkan
Kayıt Tarihi : 21.6.2012 18:46:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hasan Buldu
    Hasan Buldu

    İki defa bu sayfaya sayın Ulvi Ziya yanıt olarak yazdığım yazım her nedense silinmiş. Aynı zamanda Ulvi beyin de, yorumu silinmiş. Neden silinmiş anlamış değilim. Yalnız okuyanlar olduysa bilsinlerki benim yazdığım bu yazıyı ben silmedim. Demek ki birileri rahatsız olmuş.

    Gene diyorum: Ben sunniyim; ama her şeyden önce insanım ve hanki dinden, hanki mezhepten ve hatta ateistler bile olsa, kıyıma karşıyım. Amerikada da binlerce insan ikiz kulerlerde katledildi. Niye? Müslümanlık adına. Ey! İslamlık adına katleden bre gafiller, islama ne denli kötülük yaptığınızın farkında mısınız? İslama en büyük kötülüğü yapanlar: islam adına, insanları katledenlerdir.

    Herkese hayırlı akşamlar.

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    Yeryüzünde hiç bir şey yoktur ki zamanın hapishanesine sıkışmış olmasın..Mekanlar, fikirler, duygular v.b v.b..Ancak bunların arasında sonuncusu yani duygular belki de zamanın hapishanesinde duvarları biraz öteleyebilir zamanın hacmini ve alanını büyütebilir...Zamanın hacminin genişlediğine dair bir algı kazandırabilir..

    Duygu deyince şu geliyor akla..Her duygu bir sanatın kapı tokmağıdır aslında..İsteyen kapı zili de diyebilir...

    Her duygu aslında , içimizin, hadi biraz daha ileriye gidip ruhumuzun diyelim, bir kaba sığmak istememesi hali olsa gerektir..

    Her sanat eseri de, yani bir kalıba dökülmüş her duygu, ilk önce ruhumuza kanatlanma, uçuşa geçme , genişleme esintisi vermesiyle hissedilir sanırım..

    Bir şûlesi var ki şem i cân'ın
    Fânusuna sığmaz asumanın

    can mumundan küçücük bir alev yalımı yükseldiğinde, bu alev gökyüzünün fânusuna sığmaz diyen şair ne güzel söylemiş..

    Şiir, karanlıklar içinden sıyrılmak isteyen bir ruhun , son birkaç mısra ile bir alev hüzmesi haline dönüşme arzusundaki bir ruhun şiiri olarak pek güzel gözüktü gözüme..

    süzme bir alev hüzmesi gibiydi şiir...






  • Ramazan Topoğlu
    Ramazan Topoğlu

    Parkeleri küflenmiş bir evin,uçuruma açılan koridorlarında türünden betimlerle de olağan biçimde film gibi akan şiir. O anki içsel duyguları bunalıma dönüştürmeden anlatan varyasyonik yapısı nedeniyle içeriğiyle bir karamsarlık oluşturmuyor.

    Bizzat yüzeysel algı takıntıları şiirden sıkıntı tortuları çıkarabilir, aslında şair huzurlu. Dizelerde yapışkan hiç bir bela görülmüyor. Lavabo tıkanıklığını körüklüyor şair. Son bölümde ahenkli sular ısmarlıyor musluğa. Klorsuz, pınar kokulu.

  • Hüseyin Çelebi
    Hüseyin Çelebi

    Ulvi ziya bey çok duğru dediniz Peygamber efendimiz Din ile kin aynı kalpte durmaz biri gelince diğeri gider buyuruyor biz yapıcı olalım insanların sapıtmasından şeytan seviniyor melunu sevindirmeyelim Naci bey de bu olayı miladi olarak aldıysa her yıl anmak zorun da hissediyor belkide çirkin bir olay lakin kaş yaparken göz çıkarmayalım

  • Kadriye Danacı
    Kadriye Danacı

    ... 'bir yerlerde taze bir sabah var
    günaydın iyi kuşlar,
    gidip o sabahı beklemem gerek.'.. Dizeleri ile şiirde anlatımı
    umutsuz bulmuyorum. Şair özgün bir ustalıkla hayata bakış açısını yansıtmış. Kutlarım.

TÜM YORUMLAR (18)