AFRİKA ŞİİRLERİ

AFRİKA ŞİİRLERİ

Gülhan Özkara

Hem ağız hem diş hem de çene
Hem vakum ve hem de
Büçüm biçimleri alabilen bir elastikiyette
Bu dünyada hayretengiz çok şey vardır
Ama buna pes Vallahi
Kocaman bir kedi yavrusu gibi fareyi
Bir ok yılanı
..

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Aynel yakın olan nedir, kalbin lisanı kim için latiftir
Hisseden gönül hangi minval üzre aşk-ı saadettir, inşiraha vasıl olmak nasıl bir feyzdir
Neden suskun duvarlar sineme gamı zerkeden bir kederdir, şehrine malik olamadığım nedir
Hakikat ruhun didarında filizlenmeye mukadder olan reçetemidir şifaya muhtaç olan kimdir



..

Devamını Oku
Eminnur Acar

Balta girmemiş Afrika ormanlarında doğsaydı, Edison
Ne yapardı bir bilsek,
Alimler içinde cahil şaşkın, cahillerin içindeki alim şaşkın
Pelikanlar ayrı grup, turnalar ayrı uçar



..

Devamını Oku
Eminnur Acar

Düşündüm yine derin,derin
Ne altı var ne üstü yerin
Ne başı var ne sonu
Ne zamanı ne mekanı var, alemlerin


Yükseldikçe, sanki yoksun
..

Devamını Oku
İsa Yazıcı

O yılınıl
Güney Afrika'ya
İlinilik yerilinleşen ve
Kendilerine Boerler denilenen
Hollandalıların torunları,
İnilingiltere'ye karılınşı ayaklanılındılar.
İnilingilizler, Majuba'da
..

Devamını Oku
Bayram Kaya

3-] Zaten geçmiş süreçler içinde bu sentezler gerçek eşmiştir. Şimdiki etniktik görünüşler, sosyal yaşam düzeyine doğru gerilemiş tutumlardır. Toplumsa olanla uyumsuz gerici kalıntı posalardır.

Yani etnik aitleşme, etnik kült ve kültürleri özgürlükler bağlamında, bir insan hakkı değildirler. Çünkü etniklik toplumda giriştirip özgürleştirebileceğiniz bir ilişkilenmenin tutarlılığı olamayan öznelliktirler. Etnikler, şimdiki ilk toplumsa, nesnel girişmelerin, ittifakıdırlar. Hiçbir etnik yapı, bugünkü düzlemde, izole oluşla ne bir insan haklarını sağlamaya muktedirdirler, nede toplumsal ilişkilenmenin, işlevsel olmasına etkin ve katkın birer ayrı bulunuştu unsur olamazlar.

Etniklik, zorunlu olacakla çevredeki oluşmalara zorunlu bir bağdı katışma ile entegre olurlar. İnsanlar, etnik düzlemi çoktan geride bırakmışlardı. Buşmanlar, Piğmeler, Pirahalar (zaman ve sayı kavramları dahi yoktur) gibi etnik topluluklar tecrübelerini giriştirip birleşerek örgütlenebilen toplumu ortaya çıkaramadıkları için, etnik topluluğun, en ilkel gelişmesi ile diğer Dünya toplumlarına göre, teknik üretim ve deneysel bilgi oluşla, bilim teknolojileri üret işçe, içlerinde tutulu kalmışlardır.

Ve hiçbir etnik yapı, tarihte Buşmanlar, Aborjinler gibi belli bir iz bırakan uygarlaşma işlev yapı görmedi iseler, kürsüleri kurulur bir inceleme olamaz. Ancak bir merakın, bir ilk sosyal var oluşun genel incelemesi içinde kategorize edilirler. Sümerler, Akadlar, Medler, Romalılar vs. günümüze dek çeşitli kültür ve etnik birleşmeleri, toplumlara dek kültürlerin içinde zaten her bir etnik yapı oluşla birleşmeli sentezin girişme hizmetini vermiş bir övünme ve var oluş olarak bulunup anılan bir sürüş ve toplumsa berdevamdırlar. Siz bir Osmanlı kültüründe, tek bir etnik yapının uygarlık izini bulabilir misiniz? Bırakın toplumsa olanı, buna halksa öznel bir kültür olan dinler de, dahildir.
..

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Ne vakit efendim aklıma gelse
Gözlerim yaşarır, içim dolar, nefesim bir hoş olur nedense
Lisanen yakın olsamda, kalben ve zihnen ne kadar sığ olduğum sorulur
Sual ederim bazen, neden bu kadar kayıtsızsın, dünya için çırpınırsın, mizandan korkulur, üşüten düşler neden soldurur diye

Çocukluğumdan itibaren
Onun hakkında duyguğum herşey bir başka güzeldi
..

Devamını Oku
Hasan Sancak

Reklam Yazarı Şair Hasan Sancak:
Bilirkişileri Şikayetçiler Derneği Kurulacak! ..

Alaçamlı Halk Şairi,Reklam Yazarı, Eğitimci, Gazeteci Hasan Sancak,(56) skandal rapor yazmayı alışkanlık haline getiren sözde bilirkişilere karşı mücadele vermek,onların yaptıkları taraflı raporları kamuoyuna duyurmak için BİLİRKİŞİLERİ ŞİKAYETÇİLER DERNEĞİ kurulacağını söyledi.

Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak: ’Dünyadaki ilk ve tek BİLİRKİŞİLERİ ŞİKAYETÇİLER DERNEĞİ Türkiye’de kurulacaktır.Bu dernekte görev alacak yöneticiler, her alanda uzman kişilerden seçileceklerdir. Dernek üyeleri siyasi parti ayırımı yapmayacaklardır. Bilirkişi etik kurallarının gerçekleşmesi için her türlü alanlarda forumlar,konferanslar,sempozyumlar… Yapacaklardır. Bilirkişi kanununun yeniden düzenlenmesi,yazılması için kurulacak dernek,büyük sorumluluklar yürütecektir.Vatandaşların haklı davalarına destek vererek,hak kayıplarının önüne geçeceklerdir. Bu haberimi okuyan,güç birliği yapmanın gerekliliğine inanan herkese çağrıda bulunuyorum. Haksızlığa uğradığınızı söylüyorsanız,kurulacak olan derneğe üye olunuz.Sessiz kaldığımız sürece ezilmeye mahkum oluruz. Sözde bilirkişiler tarafından mağdur edilen binlerce vatandaşımız bulunmaktadır. Kurulacak bu dernek sayesinde seslerini kamuoyuna duyurma imkanına kavuşmuş olacaklardır. Ne yazık ki Türkiye’de bilirkişi adı altında görev yapanların bir kısmı haklıdan değil,güçlüden yana rapor hazırlamaktadırlar. En önemli davalar, üç kişinin yazdığı raporla sonuca bağlanması,hak kayıplarına sebep olmaktadır.Ülkemizde bilirkişi meselesi kangrene dönüşmüştür. Düzmece rapor hazırlayan sözde bilirkişiler,vatandaşların üzerine karabasan gibi çökmekte,acıların en kötüsünü yaşatmaktadırlar. Buna bir an önce kesin bir çözüm bulunmalıdır.Herkes bilirkişi olmamalıdır.Bilirkişi görevine seçilecek kişilerde birinci planda mesleki karıyer,yeterlilik, hür, bağımsız,erdemli ve onurlu olmak aranmalıdır.Bilirkişi yasası, yeniden düzenlenmelidir. Taraflı rapor yazan bilirkişiler, maddi ve manevi en ağır para ve hapis cezasına çarptırılalarak, bilirkişilik mesleği sona erdirilmelidir. Bilirkişiler, sorulan sorulara cevap vermelidirler. En uzman kişilerden oluşmalı ve seçimle iş başına gelmeleri gerekir.Noter gibi özelliğe kavuşmalıdır. Her şeyden önce her alanda yetişecek bilirkişilerin bir okulu olmalıdır.Yanlış ve taraflı karar verdiklerinde hayatları karartılmalıdır. Bunların da hesap vereceği bir üst kurul bulunmalıdır.Bilirkişiler, kimsenin tesirinde kalmadan görev yapmalıdırlar. Parave Dolar ile susturulmamalıdırlar. (İzmir Yeminli Adli Bilirkişiler Derneği Onursal Başkanı İzzet Şahin,sözde bilirkişilerin kimler olduğunu anlatmıştır.Yaptığı açıklamalarda şöyle demektedir. Sayın yargıcım, sayın savcım bana bir emrin var mı diyenler, davaların taraflarını mağdur edenler vardır. Bilirkişilerin etiğe aykırı çalıştıklarını, bugün gelinen noktada, bazı Afrika ülkelerinin bile gerisindedir. Bilirkişiliğin etiğini düzenleyen hukuki mevzuat da yoktor. Bazılarının, avukatların ‘taşeronları’ gibi davranarak, davanın taraflarını mağdur edebilecek, hak kayıplarına sebep olabilecek şekilde hareket etmektedirler.Her yıl bine yakın yeminli adli bilirkişinin yemin ederek hizmete talip olmasına rağmen, yıl içinde hiç dosya verilmediğine ya da yılda birkaç dosya verildiğine tanık olunmaktadır.Bazılarına ise, yüzlerce dosya verildiğinin bilindiğini, bu uygulamanın çok üzücü olduğunu dile getirdi. Bilirkişilik işinin ‘ırgat pazarında’ iş bekleyen ‘amelilik’ olmadığını sık sık vurguladık. Onurlu bir bilirkişi adliye koridorlarında oturarak kendisinin çağırılmasını değil, iş yerindeyken çağırılmasını bekler) söylemiştir.Benim davamda görevlendirilen kişileri bilirkişi olarak görmüyorum.Yazdıkları dokuz sayfalık raporda sadece bir soruma cevap veremeyenlerin gerçek anlamda bilirkişi olmaları mümkün değildir. ’TARAFLARA AİT SENARYOLAR, MUKAYESE EDİLECEK OLURSA’ yazmaktadırlar.İki rüya senaryosunu karşılıklı olarak mukayese yaptıklarını rapor etmektedirler. Bilirkişiler, benim aleyhime karar verirlerken, karşılıklı olarak, Noter Onaylı ‘Rüya’nın ilk baştan yazılı metnini cümle cümle, Coca Cola Rüya Reklam Filminin görüntüsünü mü seyrederek, yoksa renkli resim karelerine bakarak mı aleyhime karar vermişlerdir? Bilirkişiler, bu sorunun cevabını verebilirler mi? Veremezler! Çünkü bilirkişiler, Coca Cola avukatları mahkemeye filmin görüntüsü ile ilgili olarak dolu diye boş CD verince, Coca Cola Rüya Reklam Filminin görüntüsünü seyretmemişlerdir.O zaman benim aleyhime karar vermek, ‘ASLA VE ASLA’ mümkün değildir. Filmin görüntüsünü seyretmeyen sözde bilirkişiler,Coca Cola Rüya Reklam Filminin renkli resim kareleri ile Noter Onaylı ‘Rüya’ yazılı metninin karşılaştırmasını yapmışlar mıdır? Bunu da yapmamışlardır. Üstelik hiçbir bilirkişinin yapmayacağı bir karara imza atmışlardır. Coca Cola Rüya Reklam Filminin renkli resim karelerinin, Coca Cola avukatlarının noktasına virgülüne kadar mükayesesi olduğunu teyit etmişlerdir. Filmin görüntüsü boş çıkmışsa,renkli resim kareleri de avukatlara ait bir mukayese ise,bilirkişiler, Noter Onaylı ‘Rüya’nın yazılı metnini ne ile karşılaştırarak, benim aleyhime karar vermişlerdir? Ortada üçüncü olarak ne bir filmin görüntüsü ne de renkli resim kareleri vardır! Bilirkişiler, iki rüya senaryosunun mukayesesini tapmadıkları halde, yapmışlar gibi rapor hazırlamışlardır.İki rüya senaryosunu karşılıklı olarak çakma,düzmece,sözde yapılan bir mukayesesi vardır. Bilirkişiler, renkli resim karelerinde anlatılanların kendilerinin değil,Coca Cola avukatlarının mukayesesi olduğunu onaylamışlardır. ‘BENİM ALEYHİME KARAR VEREN BİLİRKİŞİLER, TEYİT ETTİKLERİ COCA COLA AVUKATLARINA AİT OLAN RENKLİ RESİM KARELERİNE GÖRE ALEYHİME KARAR VERMİŞLERDİR.YAZDIK DEDİKLERİ BİLİRKİŞİ RAPORU,KABUL ETTİKLERİ COCA COLA AVUKATLARININ MUKAYESESİNE GÖRE YAPILMIŞTIR.ÇÜNKÜ ORTADA COCA COLA RÜYA REKLAM FİLMİ’NİN RENKLİ RESİMLİ KARELERİNDEN BAŞKA BİR MATERYAL YOKTUR.O ZAMAN BU RAPOR BİLİRKİŞİLERE DEĞİL, COCA COLA AVUKATLARINA AİT OLMUŞ OLUR.’Bilirkişiler,yazdık dedikleri bu skandallarla dolu raporu, Coca Cola avukatları ile birlikte hazırlamışlardır. Yazdıklarını iddia ettikleri rapor,Coca Cola’yı aklamak üzerine kurulmuştur.Yazdık diyerek iddia ettikleri rapor, şimdiye kadar dünyada sözde bilirkişiler tarafından yazılan skandallarla dolu kapkara bir rapordur.Bu dava nereye kadar gidecekse,oraya kadar gidecektir. Bu şekilde skandal rapor hazırlamayı alışkanlık haline getiren sözde bilirkişilerin yazdıklarını, kimler olduklarını kamuoyuna duyurmak için derneğimiz kurulacaktır.Haber yapmaktan korkan ulusal basın, emekli bir öğretmenin verdiği onurlu mücadelesini reklam alamam diye yapmasa da onurlu gazetecilerin ve habercilerin olduğuna inanıyorum.Bu haberime köşelerinde ve sayfalarında yer vermelerini rica ediyorum.Bu konuda benim de söyleyecek sözüm var diyen herkesin görüş bildirmesini istiyorum. Kurulacak olan bu dernekte bana verilen her görevi seve seve yaparım’dedi.

..

Devamını Oku
Rifat Kurtoğlu

İstanbul Ankara İzmir Bolu’ya
Konyaya Çoruma Kastamonuya
Köy kasaba şehir Anadolu’ya
Değer sevdiceğim değer gözlerin.

Hicaz’a Yemen’e Arabistan’a
Hindistan Pakistan Afganistan’a
..

Devamını Oku
Ahmet Tevfik Ozan

Osetya’nın Sarı Gülü Alana!
Haritaya kan damladı,bilmezsin..
Ve bilmezsin,sen cennete uçarken
Gözyaşları kandı,binbir yalana..

Ayçiçekler, çiçek çiçek gülerken
Yaprağından damlamasın,kızıl kan!
..

Devamını Oku
Ercan Akbay

Bir ozan anlat bana
Yaşamı mücadele olsun
Bir şiir oku bana
İçeriği sevgi ve barış olsun
Kuşlardan bahset bana
Gökyüzünde özgürce uçan kuşlardan
Balıklardan bahset bana
..

Devamını Oku
Vahdet Mehmet Güneş

demir atmış sonunda limanına
o eski geniş hanesiyle
Zengibar adasından gelen gemi
okyanus-deniz dalgaları
yıkadı bir havuzda gibi güvertesini
seyir hikayesi İskenderuna kadar
seviyoruz beklenen duygudan öte
..

Devamını Oku
Vahdet Mehmet Güneş

gür akan Fırat nehri
uğrak köprü şehrin içinde
gidiyor,gidiyor Bağdat şehrine
sahilinde fundalıklar,söğütler
özel bahçeler,ökalüptüsler
yarı Afrika ormanı benzeri
amcazademle geldik otomobille
..

Devamını Oku
Tuncel Karaagaç

Bulut olsam gökyüzünde
Yada balık olsam mavi denizlerde
Ama insan olmasam....
Bodrum da papatya olsam mesela,
belki karınca yada arı,Anadolu da
Bir geyik yada bir aslan Afrika da
Ama insan olmasam.
..

Devamını Oku
Salman Aliyev

Bir Kadın
Gözleri mavi
Bir Adam
Maviye Aşık
Bir İhtiyar
Gözleri tozlu mavi
Bir çocuk
..

Devamını Oku
Kadir Bıyıklı

öleceğim yerde olmalı umudumun gölgesi
ağaçları götüremem
bir çocuk dudağından sızar ekşi süt damlası
kapalı ağızlarında dişleri gülümser
güneş kıllardan yakar geçer
ince bir bıçak yarası
ayaz geceden derilerim
..

Devamını Oku
Vahdet Mehmet Güneş

İMKANSIZ VUSLAT LİMANINDA
Resmin baktığım her hücrada
Sevdam berrak tatlı çağlayan
Aşkım o yaralı geyik dönmez yaylaya
Derelerin suladığı orman gülleri
Kalbimizde açınca bir kuş gezer vadilerde
Seni öptüm büyük özlemle
..

Devamını Oku
Vahdet Mehmet Güneş

erenlerin,dervişlerin güzergahında
biçare oldum,gark oldum havuzunda
özünde parlayan nuru var
gelen meleklerden kudret sırrı var
dört imamın nazarı aslen var
mürşidin velisi,mollanın tevbesi
feyiz dolu etrafı geceler boyu
..

Devamını Oku
İlhan Kurt

Tavanı tomruklardan çakılmış bir ev.
Direk, sanki evin ortasında bir dev.
Odayı aydınlatıyor derin bir pencere.
Ocağa kurulmuş, Afrika zencisi tencere.
İçinde yarma tanesi olan su, kaynamakta;
yarma ile su çiftetelli oynamakta.
Tahta bir sofra toprak zeminde duruyor,
..

Devamını Oku
Mahmut Ali Buluç

Kar yağıyor yine bizim ellere
Don vuruyor yeni açan güllere
Bülbül konmaz Afrika da çöllere
Kar yağıyor saçlarıma gördün mü

Kuru ayaz gözlerimde yaş oldu
Bir sensizlik birde kara kış oldu
..

Devamını Oku