Adnan Deniz Şiirleri - Şair Adnan Deniz

975

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Adnan Deniz

İşgalci kuvvetler girdi Kozan’a
Silahı, sopayı kaptın be kozan
Vatan’ın bir yana can’ın bir yana
Yapacağını yine yaptın be kozan.

Bu şehir işgale vermedi aman

Devamını Oku
Adnan Deniz

Bir bağ var aramızda seninle benim
Can desem can değil,candan ileri
Örneği olur mu böyle sevginin?
Ben sevdim o sevdi benden ileri.


Devamını Oku
Adnan Deniz

Duyarlığı kişiliği ile en ön safta yer alan bir kişi… Bir Kozan sevdalısı. Yıldırım sporun kurucusu, Kozandaki satranç organizatörlüğünün öncüsü ve Kozanlı gençler spora teşvik eden bir sosyal entelektüel, Halil Akyürek.
Bu günlerde öyle bir düşünce içerisindeki gerçekten takdir etmemek elde değil. Çünkü kozandaki güreş potansiyelini görmüş ve devamlı düşünceler üretmekte. Gayri resmi kozan güreş ligi kurma yolunda ilk adımları atmış bile. Emekli olmuş ve güreşle ilgilenmiş 12 öğretmen bu konuda ikna etmiş bile. Bu öğretmenlerden Antrenör ve hakem olarak yararlanmak istiyor. Bu öğretmenlere halk eğitimden sertifika aldırarak daha faydalı bir şekilde güreşle iştigal etmelerini arzuluyor.
Kozanda gerçekten güzel şeyler oluyor. Halil Bey, şu anda 6 güreş takımı çıkarabilecek güce sahip olduğunu söylerken gözleri parlıyor. Hatta o kadar ileriyi düşünüyor ki bu güreşçilere lisans çıkarmak ve onların gelecekte spor akademilerine giderek geleceklerini kurtarmalarını bile hayal ediyor.
Güzel olan nedir biliyor musunuz? Bütün bunları düşünürken kendisi için hiçbir şey istememesi. İşte en güzel Kozanlılık budur. Kozanın Gençlerin ve kozanın yarınlarını düşünmek. Devamlı kozan için bir şeyler üretmek ve Kozan’ın yarınına bir ışık yakmak.
Düşünebiliyor musunuz, Bir Dünya şampiyonu İsmet Atlının, Bir celal incelerin, Bir rahmetli Halil Öztürkleri yetiştiren kozan niçin yeni güreş şampiyonları çıkarmasın.
Kozanlılar güreşe yatkınlığı ile tanınırlar. Çünkü doğaya ve kuvvete tutkundurlar. Ataları düğünlerde ve bayramlarda güreşler tutarak büyümüşler ve yiğitlikleriyle bellenmişlerdir.

Devamını Oku
Adnan Deniz

Kısıtlanan sesimsin yıllarca
Soluğumsun yanı başımda tereddütsüz.
Can havliyle çığırtkanlığımsın istemeden
Eşitsizlik yanımsın haksızlığımın.
Ama ben sana haksızlık etmedim
İhanetim olmadı beklenmedik

Devamını Oku
Adnan Deniz

Müttefik devletler yenilince, Osmanlı devleti de yenik sayıldı. Mondros mütakeresi ile ülkemiz itilaf devletleri tarafından işgal edildi. Buna göre Fransızlar Adana ve Hatay'a; İngilizler Urfa, Mardin ve Merzifon'a; İtalyanlar Antalya'ya yerleştiler. 15 Mayıs 1919 günü Yunanlılar İzmir'e girdi. Böylece yurdumuz paylaşıldı. Ordularımız dağıtıldı, İstanbul Boğazı düşman gemileri ile doldu. Bu işgallere karşı çeşitli kurtuluş çareleri arandı.
Kimisi Amerika mandasına girelim. Kimisi İngiliz himayesine girelim, kimisi ise bölgesel kurtuluş çareleri arayalım düşüncesine girdiler. M. Kemal Atatürk bunların hiçbirini itibar etmeyerek “ YA İSTİKLAL YA ÖLÜM” düstur'unu örnek alarak tam bağımsızlık parolasını hedef olarak gösterdi.
Ancak; bu amaca ulaşmak için millet iradesine gerek vardı. İstanbul hükümeti, İngilizlerin baskısı altındaydı ve ülkenin işgali karşısında kayıtsız kalmaktaydı. Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 da Samsuna 9. Ordu müfettişi olarak gönderildiğinde ona verilen görev; Samsun ve havalisinde işgal kuvvetlerine karşı direnenlerin ayaklandırmalarını bastırmaktı.
M. Kemal Samsun'a vardığında, gerçek hedefini uygulamaya koydu. İşgalcilere karşı nümayişler düzenletti. Protestolar yaptırdı. Toplantılar yaptı. Osmanlı hükümeti onu görevden aldı. Ama o Erzurum, Sivas kongrelerini yaparak kurtuluş mücadelesini başlatmıştı bile. Artık savaş dönemi vardı. 1. İnönü 2. İnönü, Sakarya, Dumlupınar, B. Taarruz, Başkomutanlık meydan savaşı gibi savaşlarla düşmanı yurttan attı. Daha sonra TBMM'sini açtı. Cumhuriyeti ilan etti. M.Kemal Bu yüzden 19 Mayısı kedisinin Doğum günü olarak kabul eder.
Türkiye Cumhuriyeti'nin doğum Günü olan 19 Mayıs ile aynı güne denk gelmesi manidardır. Bağımsızlığa giden yolun başlangıcı olan 19 Mayıs, 1981 den beri Milli Egemenlik Gençlik Ve Spor Bayramı olarak kutlanmaktadır. 19 Mayıs, Milli Egemenlik Bayramıdır. Çünkü milletin iradesi ve gücüyle Egemenliğe, bağımsızlığa M.Kemal önderliğinde kavuşmuştur.
M.Kemal, milletine en güzel rejimi, halkın kendi kendisini yönetmesini Uygun görmüştür. 19 Mayıs, Gençlik Ve Spor Bayramıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin Geleceği gençlerin elindedir. Gençliğin cumhuriyeti ayakta Tutabilmesi için zinde, çevik ve ahlaklı olması gerekir. Bu yüzden Atatürk, Türk gençliğine büyük önem vermiştir.

Devamını Oku
Adnan Deniz

Ankara,yüreğimin kapısı
İstanbul yorganım oluyor
Adana, vazgeçilmez yürek yaram
Hey kozan'ım seni kimselere anlatamam...

Devamını Oku
Adnan Deniz

Öğretmenler odasına ilk girdiği günü hatırlıyorum. Çok mahcup, sıkılgan ve tertemiz yüzüyle. Gözünü dört yana gezdirerek sanki bir tutunacak dal arar gibiydi.
Sanıyorum onun bu doğal ve temiz yüzü yaklaştırdı beni ona. Sanki bir kardeşim gibi hissettim onu. Onunla başlayan bu sessiz iletişim sanıyorum yıllarca sürecek dostluğun bir ifadesi olacaktı.
Zaman öyle hızlı geçti ki… Onun ve benim her türlü sorunlarımız karşısında benim en samimi sırdaşım olmayı başarabildi.
Öğretmenliği, en samimi bir atmosferin en engin paylaşımı gibiydi. Onun gençliğinin verdiği heyecan, okulumuzdan aldığı destek ve katkılarla gün geçtikçe pişiyordu.
Yeşil gözleriyle, kendisi içindeki üretim ateşinin yegâne temsilcisiydi. Devamlı üretmek, devamlı yararlı olmak düşüncesi onu tempolu koşu yarışçısı yapmıştı. Öyleki yerinde duramıyor, elinden gelse yanlış bulduğu her şeyi kökten değiştirmek istiyordu.
Enerjisini, futbol sahalarında atamamış bir sürat koşucusu idi o.

Devamını Oku
Adnan Deniz

Pür-ü nur dökülür yola çıkınca,
Ateş bende ise cevher sendedir.
İçimde kar erir yolum yitince
Alevin şavkını vuran sendedir.


Devamını Oku