Kendimize yaşamayı görev telakki ettiğimiz şu hayatta,önümüze serilen çoğu nimetleri görmeden,güzellikleri içimize çekmeden,yaşamadan,yaşıyormuş gibi yaparaktan dolduruyoruz bu fani ömrü.
Çok mu zor insanın kendisine,ailesine zaman ayırması!Çok mu pahalı insanların emrine sunulan güzelliklerin yanına gitmesi.
Çok zor deģil aslında nefes almak için değişik bir mekana giderek ruhunuzun dinlenmesini sağlamak.ille parayla gidilen yerler değil benim kastettiğim. Kimseye hava atacağım diye gidilen yerlerde değil.Bir park,bir pastahane,ufak bir cafe olabilir gidilebilecek yerler.Önemli olan kendinize değer vermeniz,ailenize değer vermeniz.
Yapılabilir mi?Çayı demleyip,bir ağacın gölgesine sığınarak rahatlamak?Olabilir dediğinizi duyar gibiyim.O halde,hadi kendiniz için birşeyler yapın.Saygı ile...
KİMSELERİN HABERİ YOK
Her yanımı ateş almış,
Cayır cayır yürek yanmış,
Saçlarına bağladım bütün yalnızlıklarımı
Kömür gözlerinle gökyüzünü boyadım,
Çok uzaklara götürdü beni hatıraların
Söndüremedim içimdeki yangınlarımı.
Kasımpatı olur mu bu mevsimde
Hem de eflatun, hemde beyaz!
Elinde bir kahve fincanı,
Kaç yılın kahvesini içiyorsun?
Ayağına giydiği pantolonunun son deliğine kadar kemerini sıklaştırmıştı.Beli O kadar zayıftı ki,bu haliyle bile üzerine giydikleri kıyafetler kendisine emanet gibi duruyordu.
Bir elinde belediyenin kendisine zimmetlediği temizlik süpürgesi,sarı sıcağın altında sokağın bir köşesinden bir uclu süpürüyor,bir yandanda kendi kendine anlaşılmaz cümleler kurarak işini yapmaya çalışıyordu.
O anda temizlik işcisinin düşüncelerine iltica ederek onun neler düşündüğünü o kadar çok merak ettim ki anlatamam.Acaba dedim sokakları aleni kirleten, sümküren,kağıt atan,tüküren medeniyetten nasibini alamamış insanlara mı kızıyordu?Yoksa bu anlaşılmaz olarak kurduğu cümleleriyle fakirliğin kendisine yüklediği bu mecburi çöpcülüğe mi isyan ediyor du?Ama yüzündeki o donuk ifadelerden anlaşılmayan şey acaba günümüzde çekilen işsizlik sorunu karşısında
Bir iş bulmanın mutluluğu muydu?
Siz imkansızlığı bilir misiniz? İmkansızlık, yolları bağlayan köprülerin yıkılışı, iki arada kalmak,hiç bir yere ulaşamamaktır.
İmkansızlık, hasta olup bir damla suyu içememek, giden sevdiklerini geri getirememek, yapılacak işleri bitirememektir.
İmkansızlık yokluğun diğer adı, fukaranın aç kalması,yaşamak istemesi, yaşayamasıdır
İmkansızlık, kapalı kalmak, soluk alamamak, sesini kimselere duyuramamaktır.
Tam hayatı yaşamaya çalışırken,
Birden herşey kararıyor gözlerimde.Bütün güzelliklerin adı değişiyor,içi boşalıyor ve birden yok oluyorlar.
Meğer mutlu olmamak için ne kadar çok şımarıklık yaparmışız.Çok şeylerin değerini hiç bilememişiz.Şimdi geriye dönmek mümkün müdür deseler,el cevap hayır derim.
İşte böyle zamanlara gelmeden önce,yapılan her hareketimizi ölçüp biçmeli,kimseyi kırmamalı ve yaşadığımız anların değerini iyi bilmeliyiz.
Yol boyunca dizilmiş ağaçlar,
Ağaçların dallarında yaprak
Yaprakların üstünde su damlası.
Sular toprağa bakar,topraklarsa suya
Önce
Bütün yaşananlar
Terk eder sevdiğini,
Büsbütün
Yok etmektir hasretliği.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!