Yağan yağmuru izlerken
Benden önce sen varsın yâr
Eski günler yâd ederken
Benden önce sen varsın yâr
Demli çayın buğusunda
Şimdi sağnak sağnak ihanet yağar
Tutulmaktan korktum, kaçıyorum ben
Beyhude ne yapsan, ayağın kayar
Utana sıkıla geçiyorum ben
Ayaklar başları geri iterken
Öyle bir ateştir dumansız kor'suz
Bu yangın gizlidir, köze benzemez
Konuşturur Mecnun hâkkı riyâsız
Söylediği hiçbir, söze benzemez
Ne dinçtir ne yorgun beden bellisiz
Ey benim huzurum, ey gül Bercestem
Ey gülü diken, bülbülü şâyestem
Her bir zerrem sana feda kılınmış
Senden olsun yüreğime bir merhem
Dolanırsın bayır bucak tepe dağ
Neler gördün neler aldın sende yaz
Yedi iklim car köşede açmış bağ
Alâmetin Vasfi nedir sezde yaz
Tabiata nakşetti yeşil allar
Şivan sarmış dört bir yanı vatanın
Bize bizden başka, bilin fayda yok
Telafisi mümkün değil hatanın
Aklınızı başa, alın fayda yok
Bir fidan yakanı bulup asmalı
Karınca kararınca kanaat etmek
Biz biliriz ağam sen bilemezsin
Vatanı çok sevip kahrını çekmek
Biz biliriz ağam sen bilemezsin
Katranı kaynatıp şeker diyerek
Rüzgar eken mutlak fırtına biçer
Velakin doluyu, kar'ı bilmezdim
Sayılı saltanat mutlaka biter
Üzüntü efkarı, zar'ı bilmezdim
Bilirdim neşeyi gülüp coşmayı
Yabancıyım bu çağa çok yabancı..
Ruhum yabancı, bedenim isyankar
Kalemim bana zulümkâr...
Anlaşmak zor, anlaşılmak mucize gibi bir şey....
Her iyi niyet bir suç
Bu dünya tek pula değmez
Konup göçmek bir bahane
Şaha Sultana baş eğmez
Makam seçmek bir bahane
Ruhun yorar bitmez telaş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!