En güzel kendine baktın, kabul olmuş gibi tüm adakların. Geriye kalan hiçbir şey o akşam Kadıköy sokakları gibi değildi. Mazinin anlamı geçmiş değildi. Gelecekle birlikte andaydı artık o kabuk bağlayan yaralar. Ve patlamadı yıllarca. Adağım oldun, ödedim.
Ağlayarak şiir yazamıyorum. Hepsi bağırıyor hislerimin. Adağım gibi habersiz bekliyordu acılar. Geceleri bekliyor perilerim. Güzellerim. Güzel bildiklerinden bir zamanlar bebeklerim. Hiçbir kadeh kalkmamıştı o akşam Kadıköy sokaklarında. Öyle kuralsız, öyle serin.
Yıllar gibi yazdığım adaklarımı bir tek sen okuyamadın. Başka mahallelerdeyiz artık çünkü. Zor, uzak. Üzülme. İyi oldu. Öbür türlüsü ölüm. Sürgünler bitecek, süngüler düşecek, geriye bir mektup kalacak. Pencereden ve sessiz. O akşam Kadıköy sokaklarından uzak.
Sinsi sinsi sakladım kendimi senden. Korudum. Bekledi. Zamanı gelecekti. Rüzgarına atlayıp bir bulutun üstünde, bir seher, bir de gül saati. O Akmar Pasajı'ndan açılan, kapısından geçerken bakamadığımız barda otururken, seni bitireceğiz kadehimle. Bir sahur saati.
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta