Çisil çisil yağan yağmur Hamza’yı bir anlık geçmişe götürüyor. Mutlu anılar dünyasına. Doğum gününe bir kaç gün kalmış bir yandan onu düşünüyor. Buruk ve iç çekerek gülümsüyor.
Yağmur artık dur durak bilmeden yağmaya başlamış. Hava soğuk. Telsizden komutanların , anlamsız ve can sıkıcı konuşmaları tekrarlayıp duruyor . Bu sözler askerin derdine deva olmuyor , Sıcak bir yuva ve yemek getirmiyor. Askerin moralini yükseltmiyor, Askerin ne bir sıcak yuvası var ne de yeterli maaşı.
Mühendislik fakültesinden mezun olan Hamza iş bulamayınca en son şehirler arası askeri bir kulede aşçı olarak işe başlamak zorunda kalıyor. Akşama patatesli pilav için hazırlık yapması gerek.
Geçiyor önümden sirenler içinde
Ah eller üstünde çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevda hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde
Rastlardım avluda hep volta atarken
Devamını Oku
Ah eller üstünde çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevda hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde
Rastlardım avluda hep volta atarken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta