Mavinin derinliklerinde
dalıp uykuya,
Güneş yanığı gülüşüne
Deniz kokusu saçlarına.
Hasret bırakıp gittin
apansız.
Altı mavi üstü mavi.
Kanadı mavi lekeli martı.
Mavinin koynunda martı,
Martının koynunda mavi.
Martı olmak varmış vesselam,
Küre i arz ın damıttığı cevher .
Üçbin yıllık umudum
Ebedi Yurdum .
Anadolu’m.
Hayalin yüreğimde yara
Yandım aşk ile nara
Hasretinle düşdüm dara
Şefkatinle sar beni Ana
Asra tanık sokaklarda
Dünden kalma zaman
Maziye hasret mekanlarda
Arafta kalmış insan
Bazı ölümler hayattan daha asildir
Martin Eden’nın hazin sonunun
Bay Morsenin
hayatından daha asil olduğu gibi .
Muştusu yankılansın kubbenelerinde,
Milletin .
Senle sonu geldi,asırlık
zilletin .
Sarı benzim
Yeşil yaprağım
kurudu
Ezelde Şifa idi
ebed de sonum oldu
Güneşe sevdalanalı .
Yüz görümlüğü deminde ilkbahar .
Binbir çiçeğe bezendi ağaçlar .
Zemheri bitti diye mi ?
Bahar geldi diye mi ? bu ayrılıklar.
Bir çınar kıyamda
Gökyüzünü selamlar
Kuşlar yağmuru çağırır
Bahar makamında yapraklar .




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!