.Şair,1965 yılında Şanlıurfa’nın Bozova ilçesine bağlı Akyatır (Türbe Spi) köyünde dünyaya geldi.
İlkokulu Bahçeli (Titriş) köyünde okudu.Daha sonra Şanlıurfa Merkez Orta Okulunu ve Şanlıurfa Lisesini bitirdi. Askerlik dönüşü Posta Telefon Telgraf Kurumunda Kendi memleketinde yardımcı teknik eleman olarak işe girdi. Şanlıurfa Endüstri Meslek Lisesini de işe girdikten sonra dışarıdan okudu; Teknisyen oldu. Bazı maddi ve manevi destek yetersizliğinden dolayı üniversiteyi kazanıp okuyamadı zamanında. Adeta içinde yanıp sönmeyen ve her dem alevlenen bir ateşti üniversiteyi okuyamamak. Buna rağmen açık öğretim maliye Bölümü Lisans ve meslek yüksekokullarını maddi nedenlerden dolayı terk etti.
Bu nedenle 2009 ÖSS’ye yine girdi. Eski mezun olmasına rağmen gayet iyi bir puan alarak; gereken puanın yaklaşık iki katını aldı. Anadolu Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazandı. Lisedeki hayali gerçekleşmiş oldu; Allah'a binlerce kez şükürler olsun.
2013 yılında mezun oldu.
Şair, 2009 yılı başından beri Rızvaniye Camiinde Hattat İsmail KANBAZ yönetiminde Hüsn-i Hat kurslarına başladı ve devam etmektedir.
Ayrıca Mahmut KARAKAŞ himayesinde Rızvaniyye Külliyesinde Osmanlıca matbu ve elyazmaları okuma çalışması yapmaktadır.
Şair, Evli ve beş çocuk babasıdır
Eserleri
İNSANİ AŞKTAN İLAHİ AŞKA isimli elektronik şiir albüm
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!