Gönül bir gizli hazne, ne kilit var ne mandalı,
Ona giren kişi bak, bırakır dünya dalı.
Eşikten atlayınca, biter nefsin kavgası,
Aşkla çarpan yüreğin, deryadır her damlası.
Kırmaktan sakın ha kork, o billurdan bir saray,
Gözler seni arar
Sözler seni sorar
Yollar sana çıkar
Ey Aşk
,
Bulutlar seni yağar
Yüksel ulu minarelerden gür sesinle ey ezan
Yırtılsın gece karanlığı çökmesin aleme hazan
Sen ki Habeşi Bilal'in sesi Abdullah'ın rüyası
Sonsuz tevhidin sancağı Cihan'ın hür Sedası
Yüksel Ufuk'larda yırtarcasına müslüman gafletini
Sen gittin gideli çok asır oldu,
Sevginle açan güller soldu.
Sanki ömrüme biçilmiş ecel doldu...
Gel geri dön sevgili.
Ayrılık ne kadar zor, beklemek bana,
Bu dünya bir misafir, biz içinde bir yolcu,
Herkes kendi halinde, ya mahkûm ya sorgucu.
Gökleri sarsa duman, kaplasa da tüm arzı,
Aşkla atan yüreğin, değişmez asla farzı.
Çeşmân-ı siyeh kuyudur, mânend-i Yûsuf
Belki kâfile götürmeyecek Mısr’a beni
Visâl kovaları salınmayacak kuyuya
Bir cür‘a âb-ı şîrîne yetmezem!
Ne bâzârlarda satılmak dilerim
Kırılır elbet bir gün, zulmün o tunç kapısı,
Değişir bu dünyanın, bu çileli yapısı.
Sanma ki derya durur, rüzgâr hep sert esecek,
Bir gün mazlumun ahı, bu tufanı kesecek.
Gözyaşıyla sulanan, filizlenir o toprak,
Ben, şair değilim
Kafiyeleri dizip sözü nakış nakış işleyemem
Aşkı da
Bir çocuk nasıl ki denize taş atar, dalga ne kadar büyürse o kadar,
Yüreğim de öyle
Bir zamanlar Âdem’le açıldı insanın yolu
Tarih dedikleri şey çoğu zaman kan dolu
Medeniyet diye kutsadılar paslı hançeri
Kardeşi kardeşe kırdıran ilk çağdan beri
Hâbil bir avuç ekinle secdeyle baş eğdi
Geceler bir kuyu bak, ne kadar derin ve zor,
Sana varmak isterken, içime düşer bir kor.
Gözlerinin ufkunda, kaybolur gider aklım,
Kalbinin derinidir, benim en mahrem saklım.
Göğsüne baş koyacak, o anlar şimdi hayal,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!