Anlamı yitirmiş bir adamım
Sokak lambasına saygıyla eğiliyorum
Vakit gece yarısı
Lapa lapa kar yağıyor
Lambanın önüne düşen kar taneleri ışıldıyor
Sahnedeymiş gibi şımarıyorlar
Buraya kadar gelmişken şu taze mezara da uğrayalım
Mor kasımpatıları ve soğuğa dayanıklı otlar altında
Üç kasım daha sınava çalışsaydı
Aramızda bahçe nöbeti tutacak bir öğretmen gömülüdür
Atanamadığı için kendini öldürmüştür
Odasının köşesinde yorgun masa, çileli okul yıllarını yasladığı
Sevmek
ama ona sahip olmadan,
o benim demeden,
varlığının ayrı olduğunu görerek
ve buna saygı duyarak,
her an yeni gelmiş gibi sevinçle,
Dışarı çıkanın üzerine örtülür kapılar
Yırtık cepte anahtar durmaz
Evde bir adın var evet
Oysa dışarıda her şey olabilirsin
Bir köpek örneğin
Ya da mesih
Güneş doğmuş
Ayva göbekte üç yol karanlık
Geceden kadehte bir kızıl damla
Gördün mü?
Yine hiç değil
Yalan söyledim doğmamışa
Sehpada duran yarım elma
Sehpa yeterince yarım değil miydi
Dışarı çıkıp biraz yürüsem
Varamayacağımı bilerek gideceğim
Kültablası tam dolu oysa
Fincanı şimdi doldurdum
Bu ayrılık benden gider
Gitsem de bir kalsam da bir
Şimdi düşüyorum gözlerinden
Düşmem yakar tuzunda bir
Yüzüm suya vuruşuydu
Bırakmışsın gece vakti sokaklara
Kaldırımlara basmış yorgundu ruhun
Beden olmuş geldi yanıma uzandı
Sen duydun mu başını göğsüme koydu ruhun
Fısıldarken buruk,küsmüş gençliğini
Masamdaki ikinci sandalyenin boş durması senin için
Seninle konuşurum ben gece yarıları
Komik bir şey anlatırsam gülersin
Kızarsam sessiz kalırsın
Anlarsın söylediklerimi sen kalbinle dinlersin
Bir bardak su gibi masada
Çöpleri almadan gitmiş kamyon bu gece
İçimde büyük bir ağırlık
Atılması gereken onca yorgunluk kalmış
Taş var göğüs kafesimin içinde
Başımın içinde bir taşla oturuyorum
Birisi gelmiş anlayamamış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!