1453 Tepeler Şiiri - Naki Aydoğan

Naki Aydoğan
735

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

1453 Tepeler

1453 Tepeler
Tepeler,
En tepede zirveler
Derelerde gezerim, iki dağın sınırında
Ayağım serin sularda başım yeşil buğulu havada
Bir ormanda otların çalıların arasında ağaçların gölgesinden geçiyorum
Geçtiğim orman geçeceğim orman
Bir saat geçti
Bir iki yılan bir iki ses duydum
İşim yok, korktum
Sol yanımdaki tepeye dikine çıktım
Aşağısı çekiyor beni dizlerimin bağı çözüldü
Ha gayret derken,
Nefesim açıldı yorgunluğumu aştım
Yoğun buğulu havadan yavaş yavaş uzaklaşıyorum
Tepede yavaş yavaş kelleşmeye başlıyor
Taşlaşıyor ve rüzgâr esmeye başlıyor
Ha az kaldı derken
İşte çıktım zirveye
Ağaçlar çalılar taşlar değil benim şimdi arkadaşlarım
Tepeler ve dağlar uzaktaki köylerle göz kırpıyor
Kasabamızla gülüyor
Kolumu uzatıyorum avucumda kasaba
Parmağımın ucunda köyler
Gerçekten zirvede, tepedeyim
Oysa aşağıda havadan bir dağ benim tepemdeydi
Oturdum kayalıkların başına, taşına
Hayal kurdum.
Su dağlarının tepesine dalgıç tüpüyle daldım
Tırmanırken şimdi dalıyorum
Başım aşağıda ayaklarım yukarda
Su dağının basıncını başımda hissediyorum
Suyun dibine, okyanusun dibine, sudan dağın tepesine varıyorum
Hayal gücümle
Ne hissedebilirim ki
Başımın üzerinde balıklar bin bir çeşit yüzüyorlar
Benimle dipteki ot yosunlarda salınıyor
O bir grup kuş beni fark edince kayalığa konacakken
Birden pır diye havalanıyorlar
Bende hayalimden uyanıyorum
Şimdi kuş olup uçmak vardı
Ama ne yamaç paraşütüm var nede paraşütçüyüm
Nede dağcıyım ve de dalgıç
Ben köylüyüm doğa etkinliğimde
Çünkü ben köy doğumlu ve aklımın ilk erdiği yıllar köyde geçti
Zirveye çıkınca kral olamam
Olsam olsam bir çoban olurum
Kendi kendimin çobanı
Bu gün 29 Mayıs İstanbul’un fethedildiği gün
Ben derelerde dolaşırken
Tepeye zirveye çıkmayı hedefliyorum
Kral olacağım ama dünyayı kime emanet edeceğim,
Dünyaya çoban olurken

Karaya düşen zirveleri boylar
Kaleleri fetih eder
Dünyanın kalesi İstanbul’un fethi
Suya düşen yeni karaları fetheder
İşte Kristof Kolomp,
Amerika kıtasını keşfettiğinin bile farkına varmayacak
Ama düşünün fetih,
Beylerin hükümdarların elinden korsan ve maceraperestlere geçecek
1492’de Atlas Okyanusunu aşarak Kuzey Amerika’ya varır.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethederken Kristop Kolomp 2 yaşındadır.
Kale fetihlerle yürürken eski kıtada
Denizleri aşmak yeni kıtaların keşfine sebep oldu
Dünyanın en ünlü deniz belgeselcisi ise Kaptan Cousteau,
Deniz dağlarının zirvelerini keşfederken 1936 yıllarında,
Yakın çağ, uzay çağını öngörmekteydi
Neil Louis Armstrong 1969’da Ay’a ayak basmıştı
1968’de doğan ben ise 2018’de köyümün en yüksek tepesine çıkmıştım
İşte ben,
İstanbul’un fethinde İstanbul’un fethini düşünmem,
Dünyanın fethini düşünürüm.
Reklamlar geleceğe dairdir.
Özgün yorumlardır.
İstanbul’un fethinde dünyaya ilişkin gelecek reklamları nelerdi.

Osmanlı İmparatorluğu dünyayı ne zaman fethetmişti?
Tarihçi Halil İnalcık’a göre Osmanlı Devleti bağımsızlığını 1302 yılında Koyunhisar Muharebesinden sonra kazanmıştır.
Bağımsızlığını kazandığın an dünyayı fethetmişsindir.
Bir devletsin ve fetihler zamanı
Fethettikçe büyüdüğünü, yaşadığını hissedersin
Dünyayı kaybettiğinde ise fethettiğin yer doruk yerin zirvendir.
İstanbul’un fethi Osmanlı İmparatorluğunu zirvesidir.
İstanbul’un fethiyle Bizans İmparatorluğunun sonlanmasıyla Roma İmparatorluğu tamamen sonlanır.
Buna Osmanlı İmparatorluğu son vermiştir.
1453 bir çağında değiştiği vurgusunda
Aynı zamanda tarihi bir boşluk yaratmıştır
Ve Osmanlı Devletinin, Osman Beyin dünyayı fethettiği gibi bir dünya fethi boşluğu doğmuştur.
1453’de Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethederken Dünyayı kim fethetti.
Ya da kim fethedecekti.
Kime fırsat doğdu,
Bu fırsatı kim yakalayacaktı.
Yeni Çağ fetih çağıydı
Yakın Çağ ise 1789 Fransız Devrimiyle, devrimler çağı olacaktır.
16 Mart 1920’de İngilizler İstanbul’u işgal edince Dünyayı kim fethedecekti.
Mustafa Kemal Paşa 23 Nisan 1920’de TBMM kurarken Ankara’da dünyayı ’da fetheder.
Dünyayı fetheden İstanbul’da kazanır.
6 Ekim 1923’de İstanbul’un kurtuluşu sağlanır.

1 Ocak 1959’da Batistan’ın kovulmasıyla Küba şehri isyancılar tarafından ele geçirilmesiyle Devrim gerçekleşir.
Yani devrimler çağı, hükümetlerin değişmesine dönüşmesiyle de devrimler çağı biter.
Artık daha yakın çağlar teknolojik olacaktır.

1453’de İstanbul fetih edilirken Dünyayı çoktan matbaanın bulunuşuyla Gutenberg dünyayı fethetmişti.
Fetih çağında yakın çağın müjdesi Matbaanın bulunuşuyladır.
İnsanlık buluş ve keşiflerle kendi devriminin bilincine varacaktır.
Fransız devrimiyle de devrimler çağı yakın çağ başlar.
23 Nisan 1920 Türk Devrimi devlet değişimini sağlarken
1 Ocak 1959 Küba devrimi artık hükümetlerin değişimini sağlayacaktır.
Ve daha yakın çağlar teknolojik gelişmelerle olacaktır.
Ve daha çok sanal devrimler sağlanacaktır.

İstanbul’un fethinde İstanbul’un fethini düşünen siyasetçiler dünyanın fethini, bilincini kaybeder.


Naki Aydoğan
Kayıt Tarihi : 30.5.2020 03:44:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!