Onur BİLGE
Sınavların yaklaşması nedeniyle, Virane’de hummalı bir çalışma vardı. Arada yine tavla ve dama oynanıyordu, çıkıp geziliyordu ama daha çok üst salonda, soba başında, kütüphane sessizliğinde, toplu halde ders çalışılıyor veya ara veriliyor, önemli bir konu tartışılıyor, herkesin ayrı ayrı fikrini söylemesi sağlanıyordu. Her şey yolundaydı. Mükemmel bir uyum içindeydik.
Yine böyle bir akşamüstü, kömür sobasında demlenen çayı zevkle yudumlamaktayken, Mahir ile Işıl arasında bir huzursuzluk olduğu fark edildi. Birlikte ders çalışıyorlardı. Aniden yükselmeye başlayan sesleri, herkesin meşgul olduğu işi bırakıp, başlarını onlara doğru çevirmesine sebep oldu. Öfkeden kan beyinlerine çıkmış, yüzleri pancar gibi olmuştu. Define de okumakta olduğu gazetesini indirip gözlüklerinin üstünden o tarafa baktı ve tatlı sert bir ifadeyle:
“Çocuklar! Ne oluyor orada? Sakin olun! Önce derin derin nefesler alın, sonra da yavaş yavaş anlatın da ne olduğunu biz de bilelim! ” diye olaya müdahale etti.
Ah çekip de arkam sıra ağlar var
Bakarım bakarım sılam görünmez
Aramızda yıkılası dağlar var
Coşkun sular gibi akıp durulma




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta