A A Şiirleri BEDELİ ÇANAKKALE’DE ÖDENEC ...

Ahmet Kemal
1984

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

A A Şiirleri BEDELİ ÇANAKKALE’DE ÖDENECEKTİR

BEDELİ ÇANAKKALE’DE ÖDENECEKTİR

Teğmen Mehmet Muzaffer’e
Emretti komutan
Otomobil lastiklerini bul getir

Teğmen Mehmet Muzaffer
Otomobil lastiklerini nereden bulacaksın
Para yok pul yok
Otomobil lastiklerini nasıl bulacaksın
Otomobil lastiklerini bul getir dedi kumandan
Otomobillerin lastikleri bitmiş
Bu otomobiller gidecek buradan
Nasıl nereden bulacaksın söyle
Parasız pulsuz
Nasıl nereden bulacaksın söyle

Haydi bakalım Mehmet Muzaffer Teğmen
Aklını kullan
Sen sağ ben selamet
Otomobil lastiklerini bul
Bul getir bul-lan

Bulunacak
O lastikler bulunup
Getirilecek buraya
Getirile
Cek
Düşünür taşınır bir yol bulur
Levazım subayından para ister
Yok der levazım subayı yok
Askere potin almaya para yok nerde
Otomobil lastiğine verecek mangır
Sen neden bahsediyorsun neden
Yok
Levazım subayı der oğlum bak
Ben askere potin bulamıyorum
Asker aç susuz elbisesiz
Ayak potin yok başta serpuş
Askerim üşüyor kaput yok
Teğmen Muzaffer Mehmet
Teğmen Mehmet Muzaffer
Doluya koyar olmaz
Boşa koyar dolmuş
Uykusuz geçirir geceyi
Teğmen Mehmet Muzaffer
Hadi çık işin içinden der kendi kendine
Çık işin içinden der
Zaferle çık
Senin adın Muzaffer
Çıkmalısın
Bu işe bir çıkar yol bulmalısın
Bulacağım der Teğmen Mehmet Muzaffer
Teğmen Mehmet Muzaffer düşünür taşınır
Düşünür taşınır Teğmen Mehmet Muzaffer
Bir çıkış yolu bulmuştur
Teğmen Mehmet Muzaffer kavuşmuştur zafere
Bir çıkış yolu bulmuştur
Bir çıkış kapısı açılmıştır
Fettah olan Allah açmıştır kapıları

Ve olur sabah
Ezanlar başlar okumaya
Allah-u Ekber
Allah-u Ekber
La ilahe illallah
Allah en büyüktür
Allah en büyüktür
Allahtan başka yoktur ilah
Namaz uykudan hayırlıdır diyen
Müezzinin sedası duyulur
Ve uyanır gibi bir rüyadan
Teğmen Mehmet Muzaffer
Muzaffer bir edayla kalkar
Camiye doğru yürür
Ve o saat aklına düşer büyük bir fikir
Düşünür
Teğmen Mehmet Muzaffer
Hadi çık işin içinden der kendi kendine
Ansızın bir fikir dank eder kafasına
Kafasına saksı düşmüştür sanki
Bir çıkar yol bulur
Sevinç içindedir
Sevinçten yere basmaz ayakları
Ayakları sevinçten basmaz yere
Düşünür taşınır bir yol bulur
Kılar namazını sevinç içinde
Dualar eder
Ve çıkar yola uykusuz
Yahudi tüccara gider
Ve der
Şu kadar lastik lazım orduya
Yarın hazır et bana
Tamam der Yahudi
Ellerini ovuşturarak
Sevinir sevinçten göğe vuru başı
Tamam evladım der yârin getir parayı
Al lastikleri
Kamyona yükleyeceğim
100 Osmanlı Lirası tutar
Bul bana şu kadar lastiği
Hazır et
Gelip alacağım yarın
Paran hazır

Karlı bir iş anlaşması yapmıştı sevindi Çıfıt
Dünyalar onun olmuştu
Servet katacaktı servetine
Devlet katacaktı parasal devletine
Dünyalar onun olacaktı şimdi
Olacaktı zengin Karun gibi
Teğmen Mehmet Muzaffer
Kapanır otel odasına vah neler gelmişti başına
Şimdi ben bu parayı bulamazsam
Bu lastikleri alamazsam
Vay başıma
Olmaz dedi olamaz
Bir çare bulmam lazım
Bulacağım
O lastikleri alacağım
Alıp götüreceğim Çanakkale
Otomobillere taktıracağım
Benim adım muzaffer
Bu işten de zaferle çıkacağım
Sabaha dek çalışır bir banknot hazırlar
Osmanlı banknotu
100 kaime tamı tamına
100 lira yani
O gün için büyük para
Bir servet yani
O yüz lirayla bir ev yapılır
Bir hane
Ya da bir saray yavrusu
100 liralık banknot yazılır
Tamı tamına
Tıpkısının aynısı
Osmanlı lirası
Olursa bu kadar olur
Aslından hiçbir farkı yoktur
Yalnız bir farkı vardır
O zamanlar paraların üstünde
Bedeli Der Saadet’te altın olarak tesviye edilecektir yazılıdır
Hurufat-ı Osmaniye ile
O da yazar
Bedeli Çanakkale’de altın olarak tesviye edilecektir
Yazar en güzel yazısıyla
Hurufat-ı Osmaniye’nin
Bu söz de şu demektir
Karşılığı Çanakkale’de altın olarak ödenecektir
Çanakkale’nin altını kırmızı renktedir kan rengi
Çanakkale’nin altını Türk askerinin kanıdır
Türk askerinin kırmızı renkli kanı altından da değerlidir
Mehmet Muzaffer zaferle çıkar bu işten
100 kaimeyi verir lastikleri alır
Götürür birliğine
Duyulur bu olay Der Saadet’te
Şehzade Halim Efendi el koyar olaya
Aldırır yüz kaimeyi
Verdi karşılığını kendi kesesinden çil çil altın olarak
Teğmen Mehmet Muzaffer’in
‘Bedeli Çanakkale’de altın olarak ödenecektir ‘
Demesi
O demektir ki
Mehmetçiğin kanı altın değerindedir
Çil çil altından daha kıymetlidir Mehmetçiğin kanı
Bu topraklar kanla kazanılmıştır altınla değil
Bu topraklar kan dökülerek alınmıştır
Altınla parayla pulla değil
Bu topraklar kan dökerek savunulmuştur altınla değil
Teğmen Mehmet Muzaffer
Alnının akıyla kalkar bu işin altından
Teğmen Mehmet Muzaffer
Yüzünün akıyla çıkar bu işin içinden
Teğmen Mehmet Muzaffer
Sina cephesinde savaşmaya gider Çanakkale’den o otomobillerle
Savaşır durur bütün gayretiyle
Ve bir gün gelir vurulur savaşta
Teğmen Mehmet Muzaffer
Kan kaybetmektedir pek fazla
Şarapnel yarası almıştır en can yerinden
Acı çekmektedir
Susar feryat etmez
Kıbleyi sora der nerdedir
Ölümü yakındır anlar
şehadet şerbetini içecektir
Kanıyla yazar kelime ‘y-i şahadeti bir kağıt üzerine
Ses verememekte verememektedir
Sonra teslim-i ruh eder
Teğmen Mehmet Muzaffer
Büyük bir zaferle göçer ahirete
Şehadet şerbetini içer
İçer şehadet şerbetini
Kendinden geçer
O yüz kaime
Hala Der Saadet’tedir

Ahmet KEMAL

Ahmet Kemal
Kayıt Tarihi : 29.4.2015 12:13:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!