Ecir Demirkıran Şiirleri

HİKAYE VE ŞİİR YARIŞMALARINA BAŞVURU İÇİN SON GÜN 21 ŞUBAT!
56

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

1957 tarih Siirt Kurtalan doğumlu olup, İlkokulu Kurtalan Beykent ilk okulunda okudu Ortaokulu Batman Ortaokulu Liseyi Batman Lisesinde okudu Eskişehir Anadolu Ünü ersitesi İktisadi ilimler fakultesi İşletme Bölümü mezunu olup, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığında uzun yıllar çalıştı Ve bu kurumda Destek Hizmetleri Müdürü iken emekli oldu. Evli ve Dört çocuk babası Hala Edebiyat ve sanat Derneği 2.cibaşkanlığını yapıyor.

Ecir Demirkıran

ADIM SENMİŞSİN MEĞER

Dağlardaki kar gibi,
Sende eriyorum yar,
Karşıma geçme öyle,
sana bakamıyorum

Devamını Oku
Ecir Demirkıran

Gözlerim bu yılda, umuda durdu
Çilekeş ömrümü, hasret kavurdu
Gözümde ışıksın, gönlümün yurdu
Öpecek ellerin nerede annem
Sensiz geçen her gün ölüyüm annem

Devamını Oku
Ecir Demirkıran

AŞK BÖYLE BİR ŞEY

Hafızamda bir tek senin ismin var.
Şahit olsun gökyüzü.
Bulutlar, döktüğüm göz yaşları kadar
Islatmadı gözlerimi.

Devamını Oku
Ecir Demirkıran

Bendimi yokluyor, bir deli rüzgar
Döker içime bak, elinde sagar
Beynimde uğultu, senden yadigar
Sarhoşum dostlarım, aşkın elinden

Sevgimin coşkusu, dinmiyen haylaz

Devamını Oku
Ecir Demirkıran

Yüreğimizde sancılar, anılar gölgeye tutkun
Yarınların hesabına, doğuştan akçe bıraktık.
Dehlizlerde saklanıyor, küfeler dolu gözyaşı
Kimbilir hangi annenin, gençlik çağına el attık.

Yaşantımız bir komedi, kaderimiz bize vurgun

Devamını Oku
Ecir Demirkıran

Bir istanbul masalı henüz on sekizinde
Ne günlerimiz oldu azraile nazire
Hükmederdik zamana delikanlı çağında
Şu kahrolası hayat bize kıydığı yerde
Deli kurşunlar kesti ansızın yolumuzu
Çalınan umutlardı bilinmez diyarlarda...

Devamını Oku
Ecir Demirkıran

gece yıldız toplarken, gök yüzünden sen vardın
Bir elimde Süreyya, sense bana bakardın
Güneşim oldun desem, sanmaki abartı var
Saman yolunu senin, gerdanında saklardım

Sokulduk karanlığa, bin gece sürsün diye

Devamını Oku
Ecir Demirkıran

Bizi yalçın dağlara çeken bir yanımız vardı
Kızıla çalan rengiyle sabah yeli esiyordu
Keklikler sarp kayalarda ötüyordu melodik bir tat bırakarak
Ve sessizliğe hançer gibi saplanan seslerimiz yankılanıyordu
Her birimiz yaşanmamış hayaller savurarak vadilerden geçiyorduk
Ve her birimiz yudum yudum zamanı içiyorduk

Devamını Oku