Rüzgâr tersine döndü Mescid-i Aksâ üzerinde.
Tarih, peygamber kanına susamış zalimlerin ayak sesleriyle sarsıldı.
Yahya şehit düştü bir hükümdarın hevesinde, iftiranın zehirli okları Zekeriya’nın göğsüne doğruldu.
Yıllarca ahşabı yontan, tahtayı terbiye eden bir marangozdu o; Elleri kıymık kokan, rendenin sesini zikir bilen bir peygamber…
Kavmin zulmünden kaçarken çölün uğultusunda,
Bir ağaç dile geldi rüzgârın nefesiyle: “Ey Allah’ın nebisi, bana gel, sığın koynuma!”
Ağaç yarıldı bir ana kucağı gibi, Zekeriya girdi gövdesine, kapandı kabuk üstüne.
Halveti başladı ahşabın…
Fakat İblis sarındı hile kumaşına, elbisesinin ucunu açıkta bıraktı.
Düşman toplandı ağacın çevresine, kurdu demir dişli testereyi.
Demir dokundu ahşabın etine, ağaç inledi, lifler çatırdadı.
Zekeriya’nın sükûneti yırttı karanlığı; ne kemik sızladı, ne kılı kıpırdadı.
Dediler ki testereyi dayadıklarında başının tepesine: “Şu an ne istersin zamanın ve mekanın bittiği yerde?”
Sustu peygamberin dili, fısıldadı ruhu toprağın derinine: “Gövdemi ikiye bölün.. iki yana; yarısını Doğu’ya asın, yarısını Batı’ya…
İnsanlar öğrensin ve bilsin ki: Bu yol kendi varlığıyla yürünmez, kendi varlığından geçmeyen, Hakikatin eşiğine varamaz.”
Testere biçti ağacı tepeden tırnağa, İkiye bölündü ahşap, ikiye bölündü beden.
Ama kan damlamadı toprağa, sevda elendi çölün imtihanından.
Sadakatin hiç olmamış varlığı gibi, Zekeriya yok oldu ağacın içinde.
Geriye ne testerenin çığlığı kaldı ne zalimlerin tahtı,
yalnızca bir kelime çınladı kubbede: “Aşk bende beni yok etti…”
Kapanan kabukların ardından usulca çekildi duman.
Toprak kucağına bastığı kanla yeniden yeşerdi gecenin kalbinde.
Demirin bıraktığı soğuk iz, bir teslimiyet abidesine dönüştü çölün ortasında.
Zaman sustu, mekân eridi, gök kubbe bu sessiz adanışa secde etti.
İki yana savrulan ahşap parçaları, hakikatin sarsılmaz iki sütunu oldu artık.
Zalimler zafer çığlıklarıyla dağılırken, geride sadece kendi gölgeleri kaldı.
Oysa bir peygamberin ahı değil, sadakatin en ebedî duası yazıldı rüzgâra.
Şimdi ne zaman bir ağaç çatırdasa rüzgârda, o zikir yankılanır çağlar boyunca.
Bedenini feda edenler ölmez, yaradanın sonsuz varlığında dirilir yeniden..
Kayıt Tarihi : 19.10.2026 15:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!