Tarih şimdiyi karalarken
kara kaplı defterine,
beni ıslatan yağmurlar
yağmıyor artık bu şehre.
Gitgide çölleşiyorum,
gitgide etim kemikten ayrılıyor.
Okyanuslar da kucak açmıyor artık bana;
kuşatılmış bir nehir gibi
kendi yatağımda çürüyorum.
Aşk bile…
Bir zaman munis bir kedi uysallığıyla
kollarıma sokulup
kendini sevdiren aşk bile
yaklaşmaz oldu yanıma.
Kim bilir, belki de ben kaybettim aşkı,
avuçlarımın paramparça atlasında
Nazara mı geldim,
kötücül bir büyücünün hışmına mı uğradım, bilmiyorum.
Kimin ilenci ya da kimin laneti,
bunu da bilmiyorum.
Bildiğim şu ki…
iliklerime dek mutsuzum
Sen bakma
ikide bir mutsuzluktan dert yandığıma.
İşin aslı…
Bana sensizlik zor geliyor,
zül geliyor…
Ben mutsuzluğa değil,
üstüme çamur gibi sıvanmış
sensizliğe dayanamıyorum.
Yokluğun ölüm kadar hafif,
yaşamak kadar ağır.
Sevgilim…
Ben artık taşıyamıyorum.
Ömer Yücekaya 2
Kayıt Tarihi : 29.10.2026 09:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!