Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
KİM BU ÇUHA'NIN SAHİBİ?
Bir çiçek duruyordu orda
Pencere-i azamın önünde dışarı bırakılmış
Ağzını açmış kelam etmek ister gibi bakıyordu
Belli ki birşeyler diyecekti
Lâkin duyuramıyordu sesini münferid Çuha
Ya susuzdu ya da üşüyordu
Biraz bekledim belki konuşur diye ama sessizdi
Yanına gittim boynunu büktü
Kimdi bu Çuha'nın sahibi?
Zavallı Çuha belli ki çok üşümüş, susuz kalmıştı
Ama o bir kış çiçeğiydi
Nasıl üşür nasıl boynunu bükerdi?
Zavallı Çuha kendi mevsiminde bile boynu büküktü.
Kimdi bu Çuha'nın sahibi?
Çiçeklerin açtığı yerde umutlarda canlanırdı
Çuha umutsuzdu
Belli ki birini bekliyordu ama boynu büküktü
Kim bu Çuha’nın sahibi?
Bir gâmı vardı lâkin pinhar eyler olmuştu
Susar susar figan eylerdi
Figan eylemek olmaz!
Kimdi bu Çuha’nın sahibi?
Bütün çiçekler içerde, bir Çuha pencere-i azamın dışındaydı
Ona mı kızmıştı?
Bütün pencereler açık bir o pencere kapalıydı
Ona mı kırılmıştı?
Belki de yağmurda ıslanan güzel günlerini özlemişti
Boynu bükük Çuha güneş ile birlikte dönüyordu arz-ı azama
Çuha kışı değil, yazı seviyordu
Hiç görmediği bilmediği yazı
Tıpkı hiç kokusunu almadığı insanın kokusunu özler gibi
Çuha yazı özler yaz çiçeği olmak isterdi
Ama olamazdı
Çünkü; kış çiçeği olmayı o seçmemişti
Hiç bilmediği mevsimi tahassür eylerdi
Bir gâmı vardı pinhar eyler olmuştu
Susar susar figan eylerdi
Figan eylemek olmaz!
Kim bu Çuha'nın sahibi?
KİM BU ÇUHA'NIN SAHİBİ?
Bir çiçek duruyordu orda
Pencere-i azamın önünde dışarı bırakılmış
Ağzını açmış kelam etmek ister gibi bakıyordu
Belli ki birşeyler diyecekti
Lâkin duyuramıyordu sesini münferid Çuha
Ya susuzdu ya da üşüyordu
Biraz bekledim belki konuşur diye ama sessizdi
Yanına gittim boynunu büktü
Kimdi bu Çuha'nın sahibi?
Zavallı Çuha belli ki çok üşümüş, susuz kalmıştı
Ama o bir kış çiçeğiydi
Nasıl üşür nasıl boynunu bükerdi?
Zavallı Çuha kendi mevsiminde bile boynu büküktü.
Kimdi bu Çuha'nın sahibi?
Çiçeklerin açtığı yerde umutlarda canlanırdı
Çuha umutsuzdu
Belli ki birini bekliyordu ama boynu büküktü
Kim bu Çuha’nın sahibi?
Bir gâmı vardı lâkin pinhar eyler olmuştu
Susar susar figan eylerdi
Figan eylemek olmaz!
Kimdi bu Çuha’nın sahibi?
Bütün çiçekler içerde, bir Çuha pencere-i azamın dışındaydı
Ona mı kızmıştı?
Bütün pencereler açık bir o pencere kapalıydı
Ona mı kırılmıştı?
Belki de yağmurda ıslanan güzel günlerini özlemişti
Boynu bükük Çuha güneş ile birlikte dönüyordu arz-ı azama
Çuha kışı değil, yazı seviyordu
Hiç görmediği bilmediği yazı
Tıpkı hiç kokusunu almadığı insanın kokusunu özler gibi
Çuha yazı özler yaz çiçeği olmak isterdi
Ama olamazdı
Çünkü; kış çiçeği olmayı o seçmemişti
Hiç bilmediği mevsimi tahassür eylerdi
Bir gâmı vardı pinhar eyler olmuştu
Susar susar figan eylerdi
Figan eylemek olmaz!
Kim bu Çuha'nın sahibi?
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!