"KARA YAZI GİBİ GİTTİN"
Kara duman çöktü o günden beri
Toprak bile küstü,taş ağlar sen diye diye
Ben bir garip oldum,dertle deryalar gibi
Sen yoksun,dünyam dönmez artık yâr
"KAVUŞAMAYINCA BİTMEYEN SEVDALAR"
O sabah yağmur yağıyordu.
İstanbul'un en suskun sabahlarından biriydi.
Simitçilerin sesi bile yorgun,martılar sanki özlemi anlatırcasına sessizdi.
O,her sabah geçtiği köprüde durmuş, çantasını sıkıca tutmuş,gözlerini denize sabitlemişti.
Dalgalar,yıllar önce söylediği bir cümleyi hatırlatır gibiydi
"KENDİMİ UNUTURKEN"
Gül dediler,güldüm,içim yanarken bile
Ne fırtınalar koptu içimde kimse bilmedi
Bir "İyi misin?" düşmedi payıma nedense
Ben herkese merhem oldum,kendime yetemedim
"KENDİ SESİMDEKİ SESSİZLİK"
Bir odadayım,dört duvar,bir pencere
Ne bir ses var dışarıdan,ne içimden gelen
Kalabalıktan ödünç aldığım yorgunluklar
Kapının dışında kaldı sonunda yanlızlığım
"KİME ANLATAYIM DERDİMİ"
Kime anlatayım derdimi?
Herkesin derdi başından büyük
Biri hayallerini kaybetmiş,
Biri de vicdanını...
"KIRDIM KALEMİ BU GECE"
Kırdım kalemi bu gece
Sana dair ne varsa sustu içimde
Bir heves,bir umut,bir yemin belki
Hepsi kırıldı,düştü kelimelerle birlikte
"KIRIK SANDALYENİN SESİ"
Bir köşede unutuldum artık
Tahta ayaklarım kırık,boyum kısa
Ama taşıdığım yük ağır
Her çatlağımda bir anı saklı
"KIRMIZI ELBİSE"
O gece rüzgar çok sertti.
Percereler zangır zangır titrerken,
İçerde sessiz bir kadın vardı,
Adı “Zehra”.
Kırmızı bir elbise giydiği o geceyi unutmuyordu.
KISKANIRIM SENİ BEN
Sana benden başka bakan gözleri,
Gözlerine düşen ışığı bile kıskanırım.
Bir rüzgar dokunsa saçlarına hafifçe,
O rüzgâra bile düşman kesilirim.
MUTLULUK OYUNU
Hayat bir oyun bazen karanlık,bazen aydınlık.
İçinde kayboluyoruz,bir adım ileri ,bir adım geri.
Ama mutluluk o ince çizgide saklı.
Her anı,gülüşü gözdeki ışıltısını arar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!