Uğruna can veren evlatları,
Bir kere ölünür diyerek,
Yolunda şehit olanları,
Hilalim sen hiç saydın mı?
Kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı demeden,
Her neye bakarsan Hak nazarıyla bakmalı,
Gönülden gönüle sevgi seli akmalı.
Kusurları gizleyip hep güzeli görmeli,
Güzel bakan gözlerin dünyası aydınlanır.
Zan kapısını kapa, uzağa at nefreti,
Pervaneyim, yandım aşkın nârına,
Bakmaz oldum bu dünyanın varına.
Gönül verdim ulu Yâr'in yârına,
Hakiki aşk ile can uyanır.
Mecnun gibi çöllere düşsem ne gam,
Ürkmek neye yarar o en son duraktan,
Kul fani olunca ne gelir ki varlıktan?
Asıl vatan çağırmakta bizi uzaktan,
Ölüm, uyanışıdır derin bir uykudan.
Topraktan geldik biz, toprağa döneceğiz,
Sabır bir zırhtır, giyen her kul korur,
Şükürle kalplere sükûnet vurur.
Lütfun da hoş deriz, kahrın da Yârab,
Rıza makamında ruh huzur bulur.
Dikenler içinde gül yetiştiren,
Ağlamasın dostlarım ben göçüp gittiğimde,
Asıl bayram günüdür toprağa girdiğimde.
Ruhum uçar ulu Yâr'in katına erdiğinde,
Bu gece düğün gecem, vuslat anıdır bana.
Kavuşmak vakti geldi, hasret artık bitiyor,
Seyreyle şu alemi, her zerre O’nu söyler,
Kuşlar uçar havada, dağlar O’na secde eyler.
Akıl ermez bu sırra, hayran kalır arifler,
Tefekkür denizinde yüzen canlar uyanır.
Geceyi gündüze katıp nizamı kuran kimdir? Kalbimize bu aşkı, bu imanını veren kimdir?
Turnam gidersem Medine'ye
Turnam Resule selam söyle
Turnam gidersen Medineye
Turnam Resule selam söyle
Tozlu yolların ardından
Turnam Resule selam söyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!