Elindeki kadehin içindeki mey olsam
Yudum yudum içerken damağında tad olsam
Uçsak lirik hazlara damarlarına dolsam
Kaplasam tüm dünyanı vazgeçilmezin olsam
Telefondaki ses
Devlet diyordu
-devlet araba göndersin
Ardından
Acı bir çığlık alabildiğine değin
Yankılanır kulağıma
Durdu zaman, durdu saatler
Seni ilk gördüğüm yerde
Gün bir şekilde geçiyor da
Gecelerim hep uzundur benim
Sensiz ya şimdi her anım
Gülüşüm hep yarım
Gün aşarken tepeleri ağır ağır
Sinsi bir hüzün çöker yorgun ayaklarına havanın
Ansızın kaybolunca ufkun parmaklarından kuşlar
Esintisiz
Dal kıpırdamaz olur
Seviyorum seni
Martıların uğramadığı
Gemilerin el sallamadığı
Taşkın dalgaların durağı
Suskun koylarına hapsetsende beni
Özgürdü su
Gökten yere inerken
Toprağı doyururdu önce
Taşardı hızını alamazdı
Dereler çaylar nehirler
Aşındırırdı kıyıları
Küçüktü
Küçücük
Yılgın yüreklerin tabuların yükünü omuzladığında
Çember çevirmesi gerekirken sokakta
Öyle güçlüydü ki
Çelimsiz bacaklarının üstünde
Elle tutulur şeyler değil
Ufkun ardına gömülen özlemlerim
Doğduğum şehirde yaşlanmak
Eksik olmasındı ana kucağım
Kardeşlerim kardeşlerimle beş çayı
Sevdin mi beni gerçekten
Yüreğimi hissettin mi
Hissetseydin yüreğimi
Dayanman mümkün değil
Benliğini kapladım mı
Delice esen güz rüzgarlarının önünde
Bir o yana bir bu yana
Yalnız değildi aslında
Acısı içine çöküp yalnızlığın sinesinde kaybolsa da
Onlarca sarıyla kahverenginin her tonunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!