iki yüzlü oluşumu yaşatır zaman
bir yanda sürer lale devri saltanatı toz pembe
bir yanda el-emek, alın ter
çırpınır yaşamın özdeksel büğetinde
bursa; 10.05.1973
ben bahar akşamlarını severim canım kadar
bir martı gibi süzülüşünü içimde zamanın
arınmış duyguların gizemiyle yüreğim caka satar
şöyle kırlara uzanırım boylu boyunca
harman yerlerinde başak tanesi olurum
türkü söyler hep bir ağızdan ağaçlar
ne zaman yağmur yağsa ankara'ya
ne zaman ıslansam sokaklarda sırılsıklam
sen düşersin usuma kolayca
yemyeşil gözlerin düşer
ve o ilk buluşmamız
ıslak bulvarlar geçer gözlerimden
ben seni ilk duymadım gözlerimde
bir uyku gibi ağır ve sessiz
ben seni ilk duymadım gözlerimde
en çarpıcı mutluluklar arasında
kimi zaman görkemli ışıltısında yarınların
ben seni ilk duymadım gözlerimde
köhne vapurlar kalkar bulutların maviliğinden
sonra yağmur kokuları çığlık çığlığa, safran sarıları
evrenin gezegenleri sanki bize ödünç verilen
ve tutkunun yabanıl atlası
bakıp ta göremediğim anahtar deliğinden
bireysellik umutlara yaslanır öğle saatlerinde
ak bulutlarca damıtarak zamanı
özlemini görkemli bir giysi gibi giyerse
ve acılar ki koca bir dağ gibi
gelip yüreğimizi delerse
bil ki akan doğudur kan yerine
çoğalan gizemler ve barış şarkıları
durup düşününce bir an
anlamsız sözler bütünü
devşirir zamanı yerinden
sonsuzluksa kuytu bir liman
ölümcül bir gök gürültüsü
ya da gözlerinin büyüsü
biz seninle hiç içmedik be müjdat
sen benim çocukluk arkadaşım
birbirimizi çoktandır görmedik çoktandır
özlemlerimiz köpürmüş yüreğimizde
biz seninle hiç içmedik gel içelim
anlat hadi yeşil bursa ne alemde
sinemayı özlemişim
dün geceden beri
binlerce kare görüntü düşlerimde
kör camlar kırılıyor dağlar ötesi
görsel imgelerimi kuruyorum
ölümcül bir yaz akşamında
ölümü hatırlarım ben ölümü
annem canlanır gözlerimin önünde
canhıraş çığlıklar geceler boyu
işte o umarsız bakışlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!