ben miyim yalnız
yalnızlığım mı yoksa esaretim
prangam olmuşsa sevdam
çalakalem şiirler yazıyorsam
gün batımlarındaysa bakışlarım
akşamın kızıllığında
rüzgarın savurduğu
bu güz günlerinde
bir yaprak değilim
ya da denizde bir martı
ıslık çalan rüzgara karşı
bulutlarca
savrulurum sensizliğimde
şarap kokusu sararken odamı
gelirsin kadınca bakışlarınla
anaçlığınla
sen ki
onuru tanrı
parayı şeytan bildin
ve sildin kitabından
rüzgara yelken açanları
acı poyrazlara verdin göğsünü hep
eski bir Pera meyhanesinden gelmekte
eski bir İstanbul şarkısı
bam telime dokunmakta
o sıra
alır başımı giderim
uzaklara
sesimi boğdu bu kentin gürültüsü
sakin limanlara sığındım
duyuramadım
duyuramadım sevdamı
ne sürgünler yaşadım
maviliğinde kaybolduğum ege
ey zeytin mandalin kokan sevgili
geçmişin lavantalı
çeyiz sandıkları gibi kokan bahçelerin
ve koklamaya kıyamadığım
çam kokulu saçların
dolandı
öfkem yüreğime
hüznüm saçlarıma
bir anda kapandım zindana
oysa açık denizlerdeydi düşlerim
bir uçtan bir uca dolaştım
yürüdüm insan selinde
yürümek denirse
üstelik pek de günümde değildim
her adımda eski dostlar selam veriyordu
tutunurum sevgilinin yüreğine
karakış geceleri
fırtınalı denizlerde
sevgisiz gecelerimde
ısıtırsın ellerimi
ilginize teşekkürler.onure ettiniz beni..
sizinle tanışmak isterim çünkü şiirlerinizi ve hayat hikayenizi okudum çok hoşuma gittiniz