Küçüktü ellerin
Gözlerin
Yüreğin
Tek tek dokundum onlara
Kokladım seni,
Yürekte ağır bir külçe
Özlemek sevmekten daha sahici
Bir kere duysam
Sarılıp öpeceğim sesini
Bir kere görsem açılır gözüm
Çözülür bağı dizimin
Uzun uzun daldığım o kısa anda
Sen varsın leyligül rüzgarın geldi
Toprağa dokundum içime çektim
Kokun üstündeydi topla leyligül
Acıların üstesinden geçersin ama
Yeter aldatıldın ipe un serdin
Korkunç bir umut dizlerimde, yolsuz
Kalbimde bir öykü, sessiz sedasız
Gözlerinin kıyısında yitirken seni
Hiç tanımadığım seninle
Tanıştırdım kendimi
Gelişin umuttur bu toprağın düzüne
Sesin yayla gibi dumanı her tütende
Varlığın huzurken sokağıma evime
Göçerken hep baharı beklerdik ama
Her yaz sonbahara denk geldik iyi mi...
İsmini yazıyor gözlerim gökyüzüne
Göklerin en grisi saplandı yüreğime
Sevda kınında geldi uyku ansızın ve sinsice
Geceden kara sabahlar doldurdum günlerime
Hiç hesapta yokken beni yok etti ince ince...
Adın andım da çıktım bu kara zindanlardan
Usul usul yollarda yürürken
Gözlerin gözlerime değdi aniden
Bir yabancı 'merhaba'
Dökülüverdi apansız dilinden
Hiç bir dil yabancı olmamıştı
Duyduğum güne kadar bu kelimeden
Gördüğüm en güzel gözün
Duyduğum en tatlı sesin
Baktığım en güzel yüzün
Tuttuğum en güzel elin
Kokladığım mis kokunun
Baharı sen kışlarıma...
Ey kan kokan toprak ve zeytin ağacı,
Bir yetimin gözünde doğarken seher yıldızı.
Taş duvarlar sarsılırken annelerin yüreğinde
Şehitlerin adını fısıldar Kudüs’ün rüzgârı.
Gül dalına kan damladı, sustu dünyalar,




-
Amed Ruha
Tüm YorumlarYüreğinize sağlık ...