Kalakalmışlığı bilir misin?
Hani ARAF dedikleri o yer var ya...
Şimdi imtihanımın arafındayım.
Ne ileri gidebiliyorum, ne geri dönebiliyorum.
Şükrü Erbaş'ın "bir kapı önündeyim girsem suç,
gitsem Ayaz dediği yerdeyim.
??
"
Sana belli edemedim ama; bana beni bekle deyişin içimde BAHE Binebil'in içindeki umudu gibiydi... Hiç gelmeyeceğini bilip yalan bir umutla beklemek...
Ben seni affetsemde sen kendini affetme olur mu?
Şişş! Kimse duymasın.
Söz aramızda...
Gitmek kolaydır bayım, asıl incelik kalabilmektedir. Arkana bakmadan bıraktığın yer değil, devirdiğin gönüldür kalibreni belirleyen. Unutma; senin kolayca vazgeçtiğin yerlere, başkaları şiirler yazar."
Gerçek aşk bazen veda etmektir... Gitse bile ardından kötü konuşmamak dönmese bile kalbinde en güzel yerde saklamaktır...
Bizim gamalı her önüne gelene bizi karalamış. Varsın canı sağ olsun! Oda bizden gerçek sevgiyi görmüş oldu...
Varıp başucuna, kabrine kapanıp,
"Fadime anne" dedim, sürmeden yüzümü...
Baktım toprağına içim yana yana,
Yutkundum, saklamadım artık sözümü.
Desem ki: "Bak anne, bir bak evladına...
"İlk döşekte başlamıştı bizim hikâyemiz Gamalı... Bana 'Börte' derken o adın heybeti hoşuna gitmişti ama sen ne o makamın ağırlığını taşıyabildin, ne de Tanrı Dağı’na verdiğin kutsal sözün arkasında durabildin.
Etrafındakiler senin sadece gücüne gelmişti; ben ise seni hiçbir şeysiz, sadece 'sen' olduğun için sevmiştim. Şimdi en son yazdığın o yazıda arkasına saklandığın evliliğin gölgesinden bana gözü karalık tiratları atma. Büyük laflarla her şeyi silmekten bahseden sen, ilk virajda sığındığın limanlara kaçtın.Ardına saklandığın gücünle bana ayar vermeye de kalkma.
Ben nerede durduğumu, sevgimin arkasında nasıl dağ gibi durulacağını o tabloda bile lekesizce gösterdim sana; sense kendi duruşunu bir ego yarışına sattın. O sevgi zaten benim yüreğimin büyüklüğüydü, bende kaldı. Eksilen ben olmam Gamalı, sadece sen olursun. Sen beni eskilerle bir tutup bana yakıştırdığın BÖRTE'yi hafife almışsın. Ben duruşumla emeğimle gidişimle gösterdim "BÖRTEÇİNE'nin" ne olduğunu kim olduğunu... Verdiğim değeri bilmeden bir yarışa girdiysen,
Buyur, kazanan sen ol Gamalı...
Ben o masadan kalktım; Şah da sensin, mat da.
"Kendi yarattığın enkazın başında 'neden yıkıldı' diye dövünmek yerine, sorumluluk almaktan kaçıp beni suçlamayı bırakmalısın."
Ben seni sevmedin saydım.
Sende beni sevmedi say.
Yalan hikayeni bilmedim say.
Sen bana yanlış yolu inandırmadın say.
Ben seni de yaşanmışlıkları unuttum say.
Sen beni çocuklarıma mahçup ettin, sen beni çevreme mahçup ettin, sen beni bana mahçup ettin gamalı...
O yüzden bana sevdadan, üzülmekten bahsetme!
Yaptığım fedakarlıklara nankörlük edecek kadar kötüsün gözümde. Senin duygun sevgi değildi bir hevesti aldın hevesini gittin.Yoksa ben seni iki yıl değil bir ömür beklerdim... Ben kaybetmedim sen kaybettin. Sana inanmış bir kalbi yıktın. Unutma Allah kırılan kalptedir!
Benim bu yüzden gönlüm rahat. Sen bir ömür bu vicdanla yaşayacaksın senin adına üzgünüm...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!