Toprak mı karıştı göğün yorgun bağrına,
Bir gül dalı eğildi, fırtınadan yana,
Rüzgâr, kin dolu dizeler fısıldarken,
Sessiz bir ağıt gibi indi gece karasına.
Belki de çağlardı taşların altında kalan,
Bir ses, zamanın dilsiz kalbinde yankılanan,
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Bu şiir, derin bir melankoli ve çaresizlik duygusunu etkili bir biçimde ifade ediyor. İlk dörtlükte, toprakla göğün yorgun bağı ve fırtınanın getirdiği acılar, insanın karşı karşıya kaldığı zorluklarla özdeşleştirilmiş. "Rüzgârın kin dolu dizeler fısıldaması" ile şiir, doğanın bile bir öfke ve hüzün taşıdığı izlenimi veriyor. Gece karası, bu ağıtın sessizliğini derinleştiriyor.
Şiirin ikinci kısmı ise zamanın sessiz, unutulmuş seslerine bir gönderme yapıyor. "Taşların altında kalan ses" ve "külün ateşi unutması" imgeleri, geçmişin acılarının hafızalardan silinmesini sorguluyor. Yitip gitmiş yollar, hayatın içinden kaybolan umutları simgeliyor.Yürek sesiniz hiç susmasın şairim.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta