Bir garip hüzün çöker ömrün ufkuna,
Sessiz çığlıklarla yankılanır ruhuma.
Zaman denen zalim, hoyrat bir rüzgâr,
Savurur hatıraları, bırakmaz bir an bile.
Gözyaşı, toprağa düşen solgun bir gül,
Her damlası, kalbime kazınmış bir mühür.
Ellerim boş, avuçlarımda kaybolan düşler,
Bir mezar sessizliği, yüreğimi örter.
Kim bilir kaç yetim feryadı duyulmadan söndü,
Kaç mazlumun duası semaya yükselip döndü?
Kaç ana gözyaşıyla ıslattı secdesini,
Ve kaç baba, suskunlukla gömdü derdini?
Geceler uzun, yıldızlar suskun,
Bir garip melodi çalar kalbimin kırık telinde.
Ne zaman biter bu hicran, bu hasret,
Ne zaman uyanır vicdanlar derin uykularında?
Ey zaman, ey ömrü yutan koca nehir,
Hangi sahile vurur bizden kalan seherler?
Hangi rüzgâr anlatır bizi bizden sonra,
Ve hangi dillerde yankılanır unutulmuş dualar?
Zamanın çığlığıdır bu, işit ey insan!
Gözlerin görse de kalbin duymaz mı feryadı?
Dünya dediğin bir solukluk serap,
Öyleyse haktan gayrısına meylederek etme kendini harap.
Kayıt Tarihi : 26.3.2025 03:38:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Zamanın Çığlığı Zamanın akışında kaybolan duygular, hüzünler ve hatıralar... İnsanlık tarihinin unutulmuş feryatları, vicdanları uyandırmak için bu şiirde bir araya geldi. Zamanın çığlığını dinleyelim, belki de fark etmemiz gereken bir şeyler vardır. #ZamanınÇığlığı #Şiir #Zaman #Duygular
Zalim olan zaman değil, onun kıymetini takdir edip, hakkıyla değerlendirmeyen insanoğludur Muhammed bey.
Ne mutlu, zaman denen azim nimetin kıymetini takdir edip, onu manevi terakkisinde istimal eden mübarek kullara.
TÜM YORUMLAR (1)