ZAMANIN ÇATI KATI
Burada zaman işlemiyor.
Akrep yorgun, yelkovan firari.
Ben bu tavan arasını
çocukluğumdan kiraladım.
Şu sandığın üzerindeki toz tabakası var ya,
o kir değil.
O, Tanrı’nın
eşyaların üzerine attığı
“unutulmuştur” imzası.
Dokunma.
Bırak öyle kalsın.
Bazı hatıralar
ancak üzeri örtülüyken
nefes alır.
Dün gece aynaya baktım.
Yüzümde babamın çizgileri,
gözlerimde annemin
o eski korkusu.
Biz ne zaman
kendimiz olacağız?
Yoksa hayat,
başkalarının rüyalarını
sırayla yaşamak mı?
Şu köşedeki kırık sandalye…
Oturup beklediğim
gemiler gelmedi diye
kırdım bacağını.
Gemi gelmedi.
Ama ben de
limandan gitmedim.
Trajik olan bu değil mi zaten?
Beklemek,
gelenden daha çok yer kaplıyor
insanın içinde.
Kelimeler…
Ağzımda paslı çiviler gibi.
Sussam kanatıyor,
konuşsam batıyor.
Hangi valizi açsam
içinden “keşke”ler
dökülüyor yere.
Topla,
toplayabilirsen.
Sen hiç
kendi hayatının enkazına
uzaktan baktın mı?
Ben bakıyorum şimdi.
Ve gördüğüm tek şey
büyük, muazzam
bir sessizlik.
Işığı kapatma.
Bırak gölgeler uzasın.
Karanlık…
Bazen ışıktan daha dürüsttür.
Çünkü karanlıkta
herkes
eşittir.
Kayıt Tarihi : 30.12.2025 01:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!