Gönlüme ansızın bir hüzün doldu,
Açılan güllerim erkenden soldu.
Gözümde umutlar sararıp söndü,
Bırakıp gitmenin zamanı mıydı?
Gündüzüm geceme karıştı durdu,
Kader gelip beni sırtımdan vurdu.
Hasretin bağrımda bir yuva kurdu,
Bu erken vedanın zamanı mıydı?
Yolların sonuna geldim sanırken,
İçimde bir umut hala yanarken.
Şu garip yüreğim seni anarken,
Gözyaşı dökmenin zamanı mıydı?
Baharım kış oldu, dağlarım karlı,
Bu garip feryadım içten efkarlı.
Gönül sarayımı ey dertli yarli,
Yıkıp da gitmenin zamanı mıydı?
Fırtına kopardın sakin denizimde,
Dermanı tükettin şu dizlerimde.
Hâlâ anıların saklı izlerimde,
Aşkı bitirmenin zamanı mıydı?
Yapraklar döküldü, ömür bağından,
Eser yok gençliğin o ilk çağından.
Dünyanın amansız dert ocağından,
Beni savurmanın zamanı mıydı?
Yoruldu bu kalbim, dindi avazım,
Kışa mahkûm oldu baharım, yazım.
Duvarda asılı kalırken sazım,
Telleri kırmanın zamanı mıydı?
Zaman bir su gibi akıp gidiyor,
Bu fani ömre dert eşlik ediyor.
Azrail kapımda nöbet bekliyor,
Hicranı seçmenin zamanı mıydı?
Hüseyin okutucu 13/09/2026
Kayıt Tarihi : 13.09.2026 20:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!