henüz 16 yaşında, kısa bir hasta ziyaretine geldi bu dünyaya
Bana borçlusun kader,
Bana gözyaşları borçlusun kırmızı mürekkeplere karışmış,
Kan kırmızı italik yazılarla mektuplar borçlusun bana,
Hayal kırıklarımı borçlusun bana ver onları, onarayım.
Kanı akan heykelleri siyah zamkla yapıştırayım.
İki sesli iki sessiz dört kıta,
Ver bana yıldızları, göremiyorum Ay'ı
Ve yokuş yukarı akan sulardan, ben inemiyorum bayır aşağı.
Bana güzel günler borçlusun kader,
Güneşli günler,
Ama en çok karanlık, kötü günlerimi borçlusun bana.
Bana bir sefer taksim güngören arabası borçlusun,
Bana sarılan bir çift el,
Gözlerimi dağlayan bir çift göz borçlusun
Ve nefes borçlusun meltem gibi kaşlarımı okşayan.
Islak sular borçlusun bana, kırmızı güller,
ve kül kokan yapraklar borçlusun.
Ama en çok onu borçlusun, dört kıta, beş nefes borçlusun.
Dimdik durmamı bekleme benden sulara karşı,
Beni okşa, sonra öldür beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!