bir bir gider ömrümüzden ömrümüz
kurur da bir yudum suya hasret çiçeğimiz
tutmazlar ellerimizden, ellerimiz yabancı
ve nihayet son bulur o ulvi yollarımız
yollarda yollara bıraktığımız hancı
geriye ise özlemle yoğrulmuş bir sancı
burası mı senin yatağın
sen tam burada mı uyanıyorsun
bu dolapta mı tenin kokan
elbiseler
sabahları bu ocakta mı
sana rast gelmek yoktu aklımda bu akşamleyin
ansızın geldin; hastalığa yakalanmışım gibi
ellerimde kaybolmuş bir çocuğun boşluğu
caddelerde, dar sokaklarda yağmur
kuşlar yıkanmak için uçuşuyor sadece
sana rast gelmek; hüzünlü bir vedadır
kar iniyordu geçiyorduk aynı iklimden
paçalarımızda hüzünlü bir kış tatili
dört sarılışımız vardı uzak bulutsuz şehirlerde
ve nice vedamız, vedalar uzak olmadı bize




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!